KARABÖRK BELDESİ
Ana sayfa yap
Sık Kullanılanlara Ekle
ANA SAYFA
KÖYDEN HABERLER
Z.DEFTERİ
RESİMLER
LİNKLER
GİRESUN
GÖRELE
KARABÖRK
T.OSMAN
FORUM
ÇANAKÇI
KÖŞE YAZARLARI



İBRAHİM CIRIT






RAŞİT CIRIT





RIFAT KÖÇEK





ÜMİT ÇOBAN






HAYDAR KARAMAN






UĞUR CIRIT






HASAN BEBEK







AHMET BİLGE








ASLAN KARAMAN







KEMAL KÖSE







EKREM KAYACI





TURGAY KARADİREK
İlk yazım ile siz sevgili hemşehrilerime merhaba derken şu önemli hususu belirtmekte yarar görüyorum. Daha evvelinde birçok dergi, gazete, internet sitesi vs. aracılığıyla çeşitli görüş ve düşüncelerimi bir çok kişiyle paylaşmış bulunuyor ve halen daha birkaç farklı mecra aracılığıyla insanlara ulaşma gayreti veriyorum. İyi bir yazar olduğum kesinlikle söylenemez. Asla değilim de. Sadece hissettiklerimi yazar yada belli bir araştırmaya dayanan somut öğeler üzerinden çeşitli çalışmalarımı paylaşırım. Güzel köyümüzün bir o kadar güzel şu iletişim noktasındaki ilk yazım ile karşınızdayım, inşallah son olmayacaktır. Bu imkanı sağlayan herkese ayrı, ayrı teşekkürü bir borç bilirim. Oldukça heyecan yüklüyüm. Zaman, zaman hatalı ifadelerim olur ise heyecanımdan kaynaklıdır mazur görmenizi rica eder hepinizi muhabbetle selamlarım.

İlk yazımda oldukça zengin olan kültürümüzün bir parçası olan mutfağımıza ve beraberinde sağlığımıza değinmeye çalıştım. Niyetim tereciye tere satmak değildir, lakin yörem insanı yada bu forumu okuyacak olan herkes için yararlı olabileceğini düşündüğüm birkaç önemli hususu belirtmek istemektir tek gayem.

Yazılarımdaki güzellikler yaratıcının güzellikleri olup, yanlış yada hatalı olanlar ise tarafıma aittir.

MUTFAĞIMIZ ve SAĞLIK ÜZERİNE ( İyot.. )

Ülkemizde her coğrafi bölgenin kendine has örf, adet ve kültürü vardır. Bu kültürün en önemli unsurlarından biri de geleneksel yemekleridir. Bu yemekleri oluşturan en önemli faktör ise bitki örtüsüdür. Bitki örtüsü o yörenin insanlarının beslenmesini ve ekonomisini etkiler.

Karadeniz bölgesinin besinleri ve içme suları iyot bakımından fakirdir. Bölgemiz halkı yeterince iyot alamadığı için de, başta tiroit ve kanser gibi hastalıklar ve çeşitli kemik hastalıkları olmak üzere sık görülen bir durumdur. ( Burada Çernobil gibi bir büyük insanlık katliamına da değinmemek olmaz. Birde bölgemizin yağış yoğunluğu nedeniyle nem oranının yüksek olmasını da eklediğimiz zaman kemik oluşumunda en önemli etkenlerden biri olan iyot eksikliği nedeniyle romatizmal hastalıklarda kaçınılmazdır. )

İyot gerekli bir mineraldir..

Bölgesel farklılık sonucunda oluşan beslenme çeşitliliği insanları farklı hastalıklar karşısında risk altında bırakır. Örneğin Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kalp ve damar hastalıkları diğer bölgelerden daha yaygınken, Karadeniz bölgesinde tiroit ve kanser daha sık görülür.

Bu ilk yazımda Karadeniz bölgesi mutfağını ve bölgemizde görülen tiroit hastalığını ele almak istedim.

Karadeniz bölgesi zengin bitki örtüsü sayesinde zengin bir mutfağa sahiptir. Yiyecekler genelde otsu bitkiler, diken uçları ve sebzelerden oluşur. Buda özellikle kalp damar hastalıkları bakımından doğal bir korunma yöntemidir.

Karalahana başroldedir..

Çalı çiçeği, merulcan, mendek, kuzukulağı, gücündene, hoşran, baldıran, ısırgan, madımak, kabalak, sakarca, pancar çiçeği, galdirik, pezik bunlardan bazılarıdır. Sebzeler ana yemekler dışında çorba, sarma, dible, kavurma, kızartma, mıhlama, mücver olarak da değerlendirilir.

Yazın taze olarak tüketilen gıdalar, kışın fırınlanmış kuruluk ve tuzlularla turşu, konserve, pekmez, reçel, komposto ve çerezlerle çeşitlenir. Hayvansal besinlerden süt, yoğurt, yumurta, tereyağı, süzme, bal, peynir, çökelek yaygın olarak kullanılır. Yemeklerin vazgeçilmez malzemesi çoğunlukla mısır ( darı ) ve mısır unudur. Mısır unu yemek ve tatlılara katkı malzemesi olarak kullanılır. Mısır ekmeği çokça tüketilir. Bu gün kullanılan yapay yada doğal olduğu iddia edilen ve içerisinde bir çoğunun E320 gibi kanserojen madde bulunduran katkı maddelerine inat kullandığı mısır ve mısır unu bölge halkının belki de farkında olmadan tükettiği en yararlı besindir.

Hamsi, mezgit, istavrit, palamut, kefal, izmarit, tirsi, barbun, zargana, kötek ve alabalık bol bulunur ve sofralarımızda bulunur.

Bölgemizde tiroit hastalıklarının görülmesinin ana nedeni iyot minerali eksikliği olup tek başına etken değildir ancak en önemli faktördür. İnsan vücudunun üretemediği ve dışarıdan alması gereken iyot, eksikliğinde başta guatr, zeka geriliği ve gelişim bozukluğuna, anksiyete ve sinir bozukluklarına, cücelik veya normalden fazla boy uzunluğuna, sağırlık, dilsizlik, konuşma bozuklukları ( yöre insanının azımsanamayacak sayıdaki peltek konuşma yada harfleri yutma/yuvarlama özelliği ) ve kas hastalıklarına yol açar.

Neler tüketilmeli ?..

İyot vücutta çok az bulunan ve tiroit hormonlarının yapılması için gerekli olan bir mineraldir. Tiroit hormonları ise birincil olarak sinir sisteminin çalışmasına yardımcı olur. Normal büyüme ve gelişmeyi, beynin normal çalışmasını, vücut ısısını ve enerjisini kontrol eder. Yeterli seviyede iyot alınamadığı zaman tiroit bezleri işlevlerini yerine getiremez, çocuklarda beyin fonksiyonları tam olarak gelişemez ve zeka geriliği ile karşılaşılabilir.

Hamilelik sırasında yeterli iyot alınmaması gelişim bozukluklarının yanı sıra düşük ve ölü doğuma neden olabilmektedir.

Vücudun ihtiyaç duyduğu iyot, yenilen besinlerden ve içme suyundan sağlanabilir. Ancak bazı bölgelerin, özellikle Karadeniz bölgemizin besinleri ve içme suları iyot bakımından fakirdir. Genellikle bol yağışlı bölgelerde toprakta iyot oranı az olduğu için yetişen bitkilerde, bunlarla beslenen hayvanlarda ve içme suyunda iyot oranı az olur. Çünkü yağışla, topraktaki iyot derelere, oradan da denizlere taşınır. Dolayısıyla deniz suyu ve deniz ürünleri iyot bakımından zengindir. Vücudun ihtiyaç duyduğu iyot, piyasada bulunan iyotlu tuz ile sağlanabilir. ( Hatta şimdilerde hemen her yerde bulabileceğimiz, iyotlu ve bunun yanında sodyumu azaltılmış tuzlar sayesinde hem iyot eksikliği giderilebilir hem de kalp damar hastalıklarından da bir adım olsun korunmuş oluruz. )

Araştırma sonuçları..

UNICEF ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi, iyotlu tuz kullanım oranını belirlemek amacıyla 78 ilde 12 bin 125 hanede araştırma yapmıştır.

“ Türkiye'de İyotlu Tuz Kullanımı ” konulu araştırmada;

Marmara bölgesinde hanelerin yüzde 77,

Akdeniz bölgesi'nde yüzde 61,

İç Anadolu bölgesinde yüzde 58 ve

Ege bölgesinde yüzde 75’inin iyotlu tuzu sürekli kullandığı belirlenmiştir.

Araştırmada, Güneydoğu Anadolu bölgesinde hanelerin sadece yüzde 37'sinin iyotlu tuzu sürekli kullandığı tespit edilmiştir.

Ayrıca guatr hastalığının çok fazla görüldüğü Karadeniz'de, iyotu kimyasal olarak etkisiz hale getiren karalahana gibi besin maddelerinin tüketilmesi de iyot eksikliğine neden olur. Ancak guatr, teşhis konulduktan sonra tedavisi büyük ölçüde imkansız olan bir hastalıktır. Dolayısıyla önceden önlem alınmalı ve iyot oranı yüksek besinler tüketilmeli yada yemeklerde iyotlu tuz kullanımı ihmal edilmemelidir. Yiyecekler pişirilmeden önce tuz atılırsa veya pişirme suyu dökülürse iyot içeriği azalır. Bu nedenle yemekler piştikten sonra tuz ilavesi yapılmalıdır. İyotlu tuz kullanımı yaygınlaşmalı, yemeklerde diğer tuzların kullanımından kaçınılmalıdır. ( Sodyumu azaltılmış ve iyotlu tuzlar ayrı, ayrı bulunabildiği gibi bir arada olanları da mevcuttur. Sodyumu azaltılmış iyotlu tuz kullanımı yaygın hale gelmelidir. )

İyot eksikliği ayrıca..


İyot eksikliğinin yol açtığı rahatsızlıklardan diğer bazılarını ise şöyle sıralayabiliriz:

Halsizlik, bitkinlik, tembellik.
Kilo artışı, deri ve saçlarda kuruma.
Enfeksiyonlara dayanıksızlık, üşüme ve sıcağı sevme.
Zeka ve cinsel duyarlılığın geri kalması.

Nasıl saklamalıyız..

Paket açıldıktan sonra ağzı kapalı tutulmalıdır. * İyot, ısı ve ışıktan hemen etkilendiği için koyu renkli cam kavanoz yada ışık geçirmeyen kapaklı plastik/ahşap bir kapta saklanmalıdır.

Bir Önemli Husus..

Karalahana kanı temizler, içerdiği bol miktarda B ve C vitaminleri sayesinde kanseri önleyici, antioksidan besinler arasında yer alır. Kansızlığı giderir, idrar sokturur, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar, kabızlığı giderir, çiğ olarak yenildiğinde yada suyu içildiğinde sindirim sistemi rahatsızlıklarına, bağırsak tıkanıklığına ve bağırsak tembelliğine iyi gelir, kan dolaşımını düzenler ve kanı temizler.

Bir tarif..


Karalahana Çorbası

Malzemeler:

3 demet karalahana,
1 çorba kaşığı sıvıyağ,
1 çorba kaşığı salça (yada domates püresi),
1 çay bardağı mısır unu,
1 bardak haşlanmış barbunya, iyotlu tuz, karabiber, su.

Yapılışı:

Lahana yapraklarını iyice yıkayın. İnce şeritler halinde doğrayın. Tencereye sıvıyağı koyun. Lahanaları ilave edip yumuşayana dek kavurun. Lahanalar yumuşamaya başladığında salçayı ilave edin. Birkaç dakika daha kavurduktan sonra tencereye yeterince sıcak su ekleyin. Tuzunu (iyotlu), karabiberini ayarlayın. Mısır ununu azar, azar ve sürekli karıştırarak ilave edin. Son olarak barbunya fasulyesini tencereye atın. Sürekli karıştırarak kısa bir sure kaynatın.

Sevgi ışığınız, aydınlığınız olsun. Selam ve muhabbetle,

Ümit ÇOBAN
www.yolcuyuz.org / Editörü



YARARLANILAN KAYNAKLAR :

UNICEF Türkiye, ZAMAN Gazetesi, ODTÜ, Yolcu Araştırma Gurubu.

Ekleme:07-04-2006






MESAJ YAZMAK İÇİN TIKLAYINIZ
YAZARIN ÖZ GEÇMİŞİ





YAZARIN DİĞER YAZILARI