STRES
İnsan bedensel ve ruhsal olarak denge, uyum ve düzen içeri- sindedir. Bedenimizde bilinçli veya bilinç dışı işlev yapan sistemler dengeyi, düzeni sağlamak ve sürdürmak için çaba harcarken iç ve dış uyaranlar bu dengeyi bozucu etkiler yapabilir. Zararlı etken bu uyaranlar tarafından bedensel ve ruhsal denge ve uyumun bozulması sonucunda stres belirtileri, yakınmaları ve bulguları ortaya çıkar. Belirli ölçüler içinde organizma için normal uyarıcı olan bazı etkenler, bu ölçülerin dışına çıkıldığında zararlı etken niteliğini kazanabilir. Yaşantıyı tehdit eden, zararlı etkenlerin oluşturduğu stres sonucunda kişilerde fizyolojik, ruhsal ve toplumsal bozukluklar meydana gelebilir.
Artık çok açık biliniyorki stres; yaşlanmayı hızlandırıyor ömrü kısaltıyor ve birçok hastalığında ortaya çıkmasına neden oluyor. Ülser, mide ağrısı, kalp hastalıkları, migren, hipertansiyon, bağışıklık siste- minin baskılanması dolayısıyla vücut direncinin azalması ve infeksi- yon hastalıklarına daha çabuk yakalanma gibi daha birçok hastalığında etkenidir.
Genellikle son zamanlardaki ülkemizin koşullarında yaşamak, daha önümüzü göremeden globalleşmiş dünyanın ortasına bırakılmak, başarısızlık, gerektiği kadar para kazanamama, yalnızlık, sevgisizlik ve yönetim bozukluğundan ötürü yolunda gitmeyen işlerle birlikte iç dünyamızdaki çatışmalar, ruhumuzu bir uçurumun kenarına ittiğini düşünmüyoruz.
Günümüzde bizler; kendi yarattığımız stresin tehdidi altında, günümüz yaşam koşulları altında yoğun iş temposu, rekabet hırsı, za- manın anlamsız kullanılması, bitmek tükenmek bilmeyen işler ve olumsuz düşünce tarzı stres üretiyor. Birçok insanımız evinde işsizli- ğin sıkıntısını çekiyor, çaresizlik ve umutsuzluk insanın öfkesini kabartıyor, hayata ve çevresindekilere küsüyor.
Sürekli eleştiri, gücenme ve kızgınlık kalp asidini artırıyor, böb- rek üstü bezleride adrenalin salgılıyor; bu salgı ve öfkelenme devam ederse, yavaş yavaş insanı çökertmeye başlıyor. Uzun süreli stres, yo- lunda gitmeyen işler, başarısızlık ve çözümsüzlük beynimizde pusu kuruyor. Yaşadıgımız koşullar altında stres, kanser, hava kirliliği, sigara, beslenme yetersizliği, iletişimsizlik gibi faktörler yaşamımızı hep olumsuz yönde etkiliyor ve bu faktörler yaşlanmamızı hızlandırıp ömrümüzüde kısaltıyor O halde insan organizmasına en büyük zararı verenlerden biriside stres'tir.
Bu bilinçsiz gerilim ve öfkeyi ; umudumuzu hep canlı tutarak, hayatı ve tüm insanları engin bir sevgiyle severek yenmek zorunda- yız. Sürekli eleştiren, negetif düşünce yayan, yapıcı olamayan ve toplumun çıkarlarını ön planda tutamayan, umutsuzluk aşılayan odaklardan kendimizi ve gelecek nesillerimizi uzak tutmalıyız.
Engellerin aşılması, sorunların çözülmesi, stresin yok edilmesi yaratıcı düşünceyle sağlanır. Böyle zor durumlar karşısında kişiler bilgilerini, deneyimlerini, görgülerini, zihinsel işlevlerini akıl ve man tıklarını kullanmalıdırlar. Bu bir durum değerlendirmesidir. Bunu içtenlikle, doğru ve gerçekci biçimde yapan kişiler fayda sağlayıp iyileşme yolunu bulabilirler.
Ekleme:23-06-2006
Webmaster
KARABÖRK BELDESİ
Islığın Anavatanı, Gelinkaya Efsanesinin Başkenti...
Sis Dağı
KÖŞE YAZARLARI
Eğitim
Bunları
Biliyormusunuz?
Büyüklerden İnciler
Rüya Tabirleri
Ulusal Fıkralar
Sağlık