KARABÖRK VE YAŞAMDAKİ DEĞİŞİM
Selam Dostlar,
Yoğun iş temposundan dolayı sizlerden uzak kaldım. Beldemizde tespit ettiğim bazı sorunları sizlerle paylaşmak ihtiyacı duydum.
Son 2-3 yıldır sık sık köye gidip geliyorum. Her gidişimde bir önceki gitmemden farklı olarak teknolojinin hayatımıza ne kadar daha fazla girdiğini bu teknolojik gelişmelerden faydalandıkça insanların birbirlerinden ne kadar uzaklaşıp bireysel hayata geçtiğini görüyorum.
Fazla değil bundan 15-20 yıl önce bizim çocukluk dönemlerimizde oyun araçlarımız ile şimdiki çocukların oyun araçları arasında farklara bakıyorum. Bizlerin en lüks oyun aracı plastik top idi. O da her çocuğun ulaşamayacağı lüks bir oyun aracı idi. Ya fındık zamanı gelecek fındıklar toplandıktan sonra birilerinin bahçelerine girip başak edeceğiz yada harmandan 2-3 kilo fındık alıp satacağız da öyle. Topu olan çocuk takım kurma yetkisine sahip olurdu. Topun varsa takımda yerini mutlaka alırdın. Yoksa çok iyi top oynaman yada takımın eksik kalmasıyla maç yapabilirdin. Maçlar genelde mahalle maçı olurdu. Maç bitiminde haydi köprünün altına yüzmeye. Akbaş ve Yeniköylüler genelde çitgötünde yüzerdi.
Şimdiki çocukların oyun araçlarına bakıyorum. Atari, cep telefonu, bilgisayar oyunları, tetris. Teknolojinin gelişmesiyle hayatımıza giren bu oyunlar acaba bizlerden ne götürüyor. En azından kendi çevremde gözlemliyorum. Bilgisayarın başına geçince ya Ninja kaplumbağaları açalır yada GTA Vice City. Teknoloninin gelişimi ile acaba neleri kaybediyoruz. Kendimizden, çocuklarımızdan neler veriyoruz ekran karşısında. Eskiden köy hayatı yalın doğal olarak bilinir öyle yaşanırdı. Köye elektrikli yayık gelmesi bile köy için bir çağ atlaması anlamına gelirken, siyah beyaz televizyonların çok nadir kalburüstü evlerde bulunduğu dönemlerden her evde renkli televizyonlu dönemlere hatta çift televizyon olan evlere gelmiş bulunmaktayız. Televizyon olurda dijital uydu olmadan olmaz tabi. Teknolojiyi mutlaka kullanalım fakat teknolojik gelişmelere ayak uyduruken kendimizi teknolojiye değil teknolojiyi kendimize göre kullanıp insanlığımızı kaybetmeyelim.
Son zamanlarda gözlemlediğim bir konuda özellikle bayramlarda bayram namazından sonra moda olan tabanca atışları. Benim bildiğim tabanca düğünlerde yada asker eğlencelerinde atılırdı! Oda aşırıya kaçmamak kaydıyla. Köyde düğünde olsa, askerde gidecek olsa yakın tarihte olmuş herhangi bir acı günü olan varsa, cenazesi olan varsa insanlar o kişinin acısına saygı gösterir sevinç gösterisinde aşırıya kaçmazdı.!!
Belde merkezinin gelişmesiyle birlikte ev sayılarında gözle görülen bir artış gözlenmektedir. Bu evlerin çoğunun logarları direkt olarak dereye bağlanmış durumda. Bunun yanı sıra köy merkezinde olmayan mahallelerde olan evlerin logarlarıda direkt olarak dereye akmaktadır. Derelerde yüzülemez duruma gelinmiştir. Hatırlıyorumda köprü altının en derin yerinin bile dibi cam gibi görünüyordu.Zamanın zihniyeti Marmara denizini nasıl kirletip denize girilmez hale getirmiş, şimdide temizlemek için uğraşıyorsa, Karabörkteki akar su pislik tutmaz zihniyeti de derenin bir gün aynı seviyeye gelmesine sebep olacaktır. Ama acı gerçek ve tek tek fark temizlemek için gereken çaba ve bütçe olmayacaktır. Zaman gelecek derelerden balık yerine pet şişeler tutulacak hale gelecektir.Akşamdan 10-15 olta kurup sabah 2-3 kg balık tutulan dereleri masalmış gibi büyüklerimizden dinlemek zorunda kalmayalım. Belde yetkililerinin buna acil olarak çözüm getirmeleri gerekmektedir.
Tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen yaşanacak yerdir köyüm. Kendimize nasıl zaman yaratıpta köye gidebilirizin hesaplarını yaparız hep. Bizim için tatil demek köy demektir. Samsun'u geçtikten sonra yol bitmez bizim için. Hele hele Giresun, Görele arası hiç bitmez, ama Görele'den yukarı Çanakçı yoluna döndükten sonra aşırı bir heyecana kapılırız.Bir bakarız ki, ne zaman olmuşda 10-15 gün tatil bitmiş anlayamayız. Ne çabuk geçti deriz.
Diyeceğim şuki, Karabörk'e ve Karabaörk'lüye sahip çıkalım. Çünkü bizim ölümüzünde, dirimizinde dönüp dolaşıp gideceği yer orasıdır.
Hoşçakalın, Dostçakalın…
Raşit CIRIT
rasitcirit@tnn.net
Ekleme:05-03-2006
MESAJ YAZMAK İÇİN TIKLAYINIZ