KUŞ KÖYDE ISLIK
Kuş köy, 1957 yılına kadar Karabörk'ün bir mahallesidir.1944 yılında resmen köy olan Karabörk'de 5 mahalleden biridir ve resmi kayıtlarda adı, Karabörk Kuş mahalle diye geçmektedir.
1957 yılında Kuş köy Karabörk'den ayrılır ve resmi köy statüsüne kavuşur.Karabörk'ün bir mahallesi olduğu için okulu beraber Karabörk'de okuyan öğrencilere Kuş köyde ayrı köy olduğundan dolayı yeni bir okul gerekir.Merkezde kahveden bozma bir okulda eğitim görmeye başlanır.Bir kaç yıl sonra gelen bir müfettiş burda öğrenci okutulamayacağını belirtir ve okulun kapanmasına karar verir.
Öğrencileri için ne gerekiyorsa yapmakta olan okul müdürü Hamdi Dede çaresizdir ve ne yapacağını bilemez.Okulu kapatmamak için her yolu dener.Merkezi İstanbulda bulunan Köy Öğretmenleri Haberleşme ve Yardımlaşma Derneğinden bu konuda yardım ister.
O dönem Milliyet gazetesinin başlattığı köy okullarına yardım kampanyası vardır ve Dernek Milliyete durumu bildirir.Milliyet gazetesi, Hamdi Dede'nin ve Derneğin başvurusunu kabul eder ve Kuş köye okul yapmak için Mobil firmasıyla yapılan görüşmeler olumlu sonuç verir ve Mobil şirketi Kuş köye okul yapma kararı alır. Okullara yardım derneği, Milliyet ve Mobil firması Kuş köye okul yapmak için işe koyulurlar.30 Mayıs 1963 deki günlük nüshasında Milliyet Mobil firmasının Kuş köye okul yaptıracağı haberini yayınlar.Okul için alt yapı hazırlığına girişilir.Müdür Hamdi Dede artık en büyük hayallerinden birini yerine getirmiştir ve okul yapılması kesinlik kazanmıştır.
Fakat Kuş köyde uygun arazi bulunamaz.Derenin karşı tarafında bu gün hala Karabörk sınırları içinde olan , Fazlı Bebek'e ait arazi istenir ve Fazli Bebek fiyatının çok çok altında bir bedelle hayır işi olduğu için burayı okul arazisi olarak verir.m2'si 15 lira olan araziyi, 2,5 liradan Mobil firmasına satar ve okul için en büyük yerel katkıyı yapar.
Mobil şirketi okulu yapmaya başlar.Karabörk ve Kuş köy halkı bu okul inşaatında bedelsiz çalışırlar.Ulusoy Mobil bölge bayisi olarak malzemeyi ücretsiz taşır.Müteahhit Hamdi Vural hiç bir ücret almadan müteahhitliğini yapar.29 Aralık 1963'de okul 7 ay gibi kısa bir zaman içinde öğrencilerin hizmetine resmen sunulmuş olur.
Bu çalışmalar esnasında köye gidip gelen Milliyet gazetesi ekibine burda ıslıkla konuşulduğundan bahsedilir.Ekibe hayli ilginç gelen bu olay haber yapılarak 30 Aralık 1963 günkü nüshasında, okulun açılışından bir gün sonra tüm yurda duyurulur.Bu haberle ıslık yurt ve dünya gündemine taşınır.bir çok yerli ve yabancı basına konu olur.Televizyonlara ıslık verilir.Tv'lere ilk ıslığı Karabörk'den Hüseyin Köse ve Yine Karabörk'den Osman Cırıt verirler.Çünkü en iyi ıslığı o zaman onlar çalarlar.Hüseyi Köse'nin beyanına göre" o zamanlar iyi ıslık çalan yokdu Kuş köyde. Osman beyle ben verdik basına ilk ıslığı.Bu olaydan sonra Kuş köy ıslığa merak saldı ve bizden öğrendi .Kuş köydeki Karabörk'lüler biliyordu ama Karabörk'lü olmayan Kuş köylüler bilmezdi ve halada Kuş köy ıslığı anlaşılması zor bir ıslıkdır. Osman Cırıt'da Kuş köyde yaşayan Karabörk'lülerden biridir" der.
Daha sonra Newyork times ve Sunday Times konuyla ilgili haber yapar ve dünya gündemine taşırlar ıslığı.
Değişik zamanlarda dünya basınından, Stars and stripes, Panorama İtaly, Revue Nederland ıslığı gazetelerine taşır ve haber yaparlar.
Daha sonra 1995'de Japon tv ordusu Kuş köy ve Karabörk'de ıslıkla ilgili bir dizi program yapar ve buralarda 15 gün kalırlar.
Islıkğın haber yapıldığı o dönemki gazeteler şunlardır:Mobil Gazetesi, Yeni Gazete, Son Havadis ve son yıllarda uluslar arası şenlikle beraber bir çok yerli ve yabancı basında haber olur ve olmaktadır.Islık adı altında(Kuş dili)diziside çekilmiştir.
Milliyet o gün şu manşeti atar:"Kuş köye bu ad kuşlar bol olduğu için verilmemiştir.İnsanlar burda kuşlar gibi konuştuğu için verilmiştir"der.Bu magazinsel duyuru ile gerçekler saptırılır ve Kuş köy isminin nerden geldiği araştırılmadan böyle bir haber yapılır.Oysa kuş köy adının Kuşbükü ve kuş gölünden geldiği gerçeği hiç araştırılmaz ve direk böyle magazinsel bir sonuca varılır.(Bkz.Islık tarihinde bu konu açıklanmıştır)
Bu haberlerden sonra 1966'da, Kalifornia üniversitesinden ve Strasbourg üniversitesinden bir araştırma heyeti, Karadeniz Teknik Üniversitesinden Prf.Kenan Akyüz'ün yardım ve katkılarıyla, yine ist.üniv. Doç.Dr.Özcan Başkan ve öğrencilerinin oluşturduğu bir heyetle gelip araştırma yapar.Bu heyet kısıtlı bir araştırma yapar ve bu araştırma sadece Karabörk ve Kuş köyle sınırlı kalır.
Daha sonra, Islık araştırmalarında sizlere araştırmanın sonuçlarını yayınladığımız İstanbul Üniversitesinden Prf.Dr. Doğan Aksan ekibiyle beraber tüm Doğu Karadenizi içine alan 40 günlük geniş çaplı bir ıslık araştırması yapar ve farklı sonuçlara ulaşır.
En önemli tespiti ise bir köy bir köyden ıslığı öğrenmiş olabilir der.Buda yukarda olayın yaşayan tarihlerinden olan Hüseyin Köse'nin beyanıyla aynı sonucu doğurur ki Karabörk ve Kuş köyde yaşayan herkesde bunu zaten bu köylerde bilirler.Kuş köy ıslığını konuşanlar kalıplaşmış bir temeda konuşurlar ve anlaşılması zordur.Karabörk ve Kuş köyde yaşayan Karabörk'lüler ıslığı daha sade ve daha öz Türkce bir dille konuşmakdadırlar.Kuş köy ıslığı Karabörk ıslığının kalıplaşmış kopyasıdır.
Bu araştırmalar ve eldeki yerel bilgiler ışığında şu sonuca varıyoruz.Kuş köy adının ıslıkla bir ilgisi yoktur ve Kuş köy adı Kuş bükü ve Kuş Gölünden gelmedir.Pontus Rumlarından kalma bir isimdir Kuşbükü ve Kise bükü.Bu gün Kuş köyün bir mahallesi olan Kise büküne artık Kise köy denilmektedir.Kise bükü adı burda bulunan ve yok olan Kiliseden gelmedir.Kuş bükü adıda Rumlardan kalmadır ve Rumlar buralarda hiç bir zaman ıslık konuşmamıştır ve kuş besiciliğinden türeyen ve Rumlardan kalma bir isimdir..1400 yılllarında Karabörk'e, yerel Kuş köy halkından önce 1600'lü yıllarda buraya, Kuş köy'e yerleşen Karabörk'lüler buralarda zaten bu dili konuşuyorlardı.Karabörk'lülerden sonra gelen yerel Kuş köy halkı bu dili bu toprakalarda dün ve bu gün var olan ve her zaman içiçe yaşadığı Karabörk'lülerden öğrenmişlerdir.Kuş köy ıslığı Karabörk ıslığının bir kalıplaşmış kopyasıdır.
Aslında burda en büyük sorumluluk yine bu araştırmayı yapan bilim adamlarına düşmektedir.Islıkla beraber bu dili konuşan bu köyün adınında nerden geldiğini en doğru bir şekilde araştırıp,bilimsel ve doğrusal gerçekleriyle beraber Türkiye ve Dünyaya duyurmalı idiler.Yüzeysel ve sadece ıslık bazında yapılan bu araştırmada yine bilim adamının Kuş köy ıslığında vurguladığı gibi güdük kalmıştır ve bu doğruları çıkarmakda bizlere düşmüştür.
Yinede her ne olursa olsun gerçekler bunlarda olsa bu gün ıslığı o kadar köy içinde yaşatan bu iki köye(bana göre her zaman tek olup, iki parçaya ayrılmış olan)Türkiyenin ve dünya kültür mirarını koruma derneklerinin çok büyük borçları vardır.
Bu kültür hazinesi her zaman Karabörk ve Kuş köyde inanıyoruz ki nesilden nesile, yaşanan tüm teknolojik gelişmelere rağmen yaşatılacak ve sürdürülüp devam ettirilecektir.
Hazırlayan:İbrahim Cırıt
Ekleme:27-04-2006
ibrahim_cirit@hotmail.com