
KİRAZ
Kiraz, Giresun'dan dünyaya yayılan bir meyvedir ve Giresun adını kirazdan almıştır.Giresun kirazın ana yurdudur.
İ.Ö.7.yüzyılda Giresunda ticari koloniler kuran Miletliler, Yunanca adı Kerasos olan kiraz ağacının çevrede bol olduğunu görürler ve buraya Kerasous adını verirler.
Botanik açıdan kiraz ve vişne birbirine çok benzemektedir.Kirazın ana yurdu Asyanın batısı ile Avrupanın doğusu arasında kalan kesimler, özellikle Kuzey Anadolu olduğu bilinmektedir.Bu bitkinin bu gün pek kullanılmayan eski bilimsel cins adı Cerasus, geçmişte bol olarak yetişen yabani cinsinden dolayıda Kerasous adı verilen Giresun kentinden geldiği bilinmektedir.
Kiraz Giresun'dan Vatikan'a burdaki dini papazlar tarafından götürülmüş olup, burdanda dünyaya yayılmıştır.
Ama genel kanaat: Avrupa'ya yayılışının, İ.Ö. 71 yılında Romalı komutan Lucullus tarafından Girseun'dan çalınarak Roma'ya götürüldüğünü ve oradan da dünyaya yayıldığıdır.
Bu gün bu ürün, ABD, Almanya, İtalya, Fransa, İsviçra, Türkiye, Japonya, Arjantin, Kanada ev bir çok ülkede üretilmektedir.
Giresunluların yerel sloganı olan" Fındığın başkenti, Kirazın ana vatanı " kelimeside bu ürünün bize ait olduğunu açık bir şekilde göstermektedir.
Bilimsel adı Cerasus avium (L.) olan kiraz, Rosaceae familyasına bağlı, çok yıllık ve ağaç formunda bir bitkidir. Bazı kaynaklar, anavatanı Kuzey Anadolu ve Güney Kafkasya olarak bilinen kirazın, ismini Giresun (Cherasus) kentinden aldığını yazıyor.
Kiraz sadece meyvesiyle değil, kökleri, kerestesi, kabukları, zamkı, yaprakları ve çiçekleri, çekirdeği ve meyve sapları da kullanılabilen çok yönlü bir bitki. En iyi pipoların kiraz ağacı kökünden, en kaliteli mobilyaların ve çeşitli araçların kiraz kerestesinden yapıldığı biliniyor. Kiraz zamkı ise şapka ve kumaş endüstrisinde ve tıbbi amaçlarla kullanılıyor. Ağaç kabuğu, yaprakları, çiçekleri, meyve, meyve sapı ve çekirdekleriyse tedavi amaçlı kullanılıyor. Meyveleri taze veya kurutulmuş olarak tüketilebilen kiraz, ayrıca reçel, yemek, konserve ya da dondurulmuş gıda olarak da değerlendirilebiliyor.
İdrar söktürücü özelliğiyle, böbreklerin dostu olan kiraz, vücudu zehirli maddelerden temizliyor. Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılıyor. Ayrıca yapısında bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve kum yapmasını önlediği ve varsa zamanla döktüğü, ayrıca safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı olduğu bilinmektedir. Vücuttaki fazla suyun atılmasıyla, dolaylı olarak zayıflamaya da yardımcı oluyor.
Kirazın peklik giderici özelliği de bulunuyor. Hatta bu konuda halk arasında söylene gelen ''Arkamdan dut gelmese, ben yapacağımı bilirim'' gibi deyişler bile var. Özellikle bayat yemeklerle pastırma, sucuk gibi gıdaların zararlarını önleyen kiraz, aynı zamanda kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasını ve kanın temizlenmesini, yüzde oluşan sivilcelerin giderilmesini sağlıyor. Kiraz suyunun yüz ve boyun kısımlarına sürülmesinin derideki kırışıklıkları önlediği ve giderdiği belirtiliyor.
Karaciğerin de dostu olan kiraz, hastalıklar, fazla ilaç tüketimi ve zehirlenmeler sonucu zorlanan karaciğerin yükünü hafifleterek iyileşmesine yardım ediyor. Karaciğer zamanla normale dönüyor ve safra salgısı artıyor. Böylece sindirim gücünü arttırıyor. Kirazda bulunan levüloz adlı şeker kolay sindirilebildiği için, şeker hastaları hiçbir tehlike oluşmadan kiraz yiyebiliyor. Ayrıca içerdiği madensel maddeler ve vitaminler nedeniyle hastalıklara karşı dayanıklılığı arttırıyor. Yapısındaki bol fosforuyla sinirleri kuvvetlendirerek sakinlik sağlıyor. A vitamini kaynağı karoten içeren kiraz, aynı zamanda gözlerin de dostu.
Baharın en güzel habercilerinden biri kiraz ağacının çiçekleridir. Dünyanın en eski meyvelerinden kiraz rengi, küpe biçimindeki hoş şekliyle hepimizin en sevdiği meyvelerdendir.Gülgiller ailesinden olan kirazın latince ismi Prunus Avium ' dur.Doğu Avrupa ve batı Asya arasındaki bölgelerde yetişir.
Bileşimindeki A ve C vitaminleri, düşük kalori değerleriyle aynı zamanda diyet yapanlarında sofralarından eksik etmemeleri gereken bir meyvedir. Kirazın sapları da halk arasında idrar söktürücü olarak kullanılır.
İlk kültüre alındığı yer Anadolu olarak bilinmektedir.Yaklaşık olarak 1500 civarında kiraz çeşidi bulunmaktadır ve ıslah çalışmaları ile günden güne çeşit sayısı artmaktadır. Kiraz memleketimizin her yöresinde yetiştirilebilmektdir.Kirazda Ülkemiz koşullarında ağaç başına alınan verim 25 kg civarındadır. Üretimimizin %10 gibi düşük bir miktarı ihraç edilebilmektedir. ülkemiz kiraz tarımına uygun olmakla birlikte ancak uygun arazi seçimi, araziye uygun anaç seçimi çeşit seçimi,ilk yıllarda şekil verme terbiye budama, sulama, gübreleme, toprak işleme tozlayıcıların dikimde mutlak planlanması,yabancı ot kontrolü, hastalık zararlılarla mücadelenin uygun olarak yapılması halinde ihraç vasıflı kiraz üretimimizin artması mümkündür.
Beldemizdede yetiştirilen kirazın ticareti yoktur.Sadece halk ihtiyacını karşılamak için bu ürünün ağacını fındık bahçelerinde büyütüp yetiştirmektedir.Çeşitleri ise, Karakiraz, çalkiraz, Kırmızıkirazdır.
İbrahim Cırıt
Ekleme:12-08-2006