KARABÖRK TARİHİ











KISA ANLATIM


*Pontus’dan öncesi bilinmemektedir.Bu dönemi Görele Tarihi içinde ele almak en doğru yaklaşımdır.Elimden geldiği kadarıyla sizlere Karabörk’ün bilinen ve bilinmeyen dünü, bugünü hakkında yapmış olduğum araştırmaları sunacağım.

*Çok eski bilinmemekle birlikte,Pontus Rumları’nın Karabörk Kisebükü ve Yeniköy eteklerinde yaşadıkları ve Kuşbükü’nde kuş besiciliği yaptıkları bilinmektedir.

*1400’lü yıllar da ilk Türklerin geldiğinde Karabörk, Pontus Rumları’nın sınırları dahilindeydi ve burda Rumlar yaşamakta idi.

*İlk Gelen Türkler Anadolu Selçuklularının son zamanlarında Karabörk’e inmişlerdir.1350 yıllarında Türkleşmeye başlayan Karadeniz kırsalında, ilk Türkleşen yerlerden biride Karabörk'dür.

*1400’lü yıllarda Yeniçeri Alevileriyle, Karabörk'de ilk Türkleşme gerçekleşir.İlk gelen Türkler buraya Akbaş adını verirler.

*Alaca sırtlarından gelen, Yeniçeri Alevi Türkleri, Kelete,Karabörk,Çanakçı deresi boyunca sahile kadar bir çok köy kurar ve bundan dolayı uzunca bir süre, Çanakçı deresine Elevi Deresi adı verilir.Sahilde Çanakçı deresi ağzında Elevi köyü kurulur ve Görele uzunca bir süre bu adla anılır.

*1461’de Fatih Trabzon’u alınca, Trabzon’la beraber bölgeyede hakim olur ve o tarihten sonra Görele’yle beraber Karabörk'de Osmanlı egemen’liğine geçer.

*Trabzon'un Osmanlılar tarafından teslim alınmasıyla bölge tamamen Türk himayesine geçmiştir.Karabörk'de daha önce Türkleşmesine rağmen, o tarihten sonra bir Türk yurdu olmuştur.

*Karadeniz işgali sırasında Osmanlı, Karabörk ve diğer kırsaldaki Türklerden savaş sırasında büyük yardımlar görür.

*1515 Osmanlı kayıtlarında Karabörk’de 18 kişi yaşamaktadır.

*1515 Osmanlı kayıtlarında Karabörk, Elkerimluhus nahiyesinin bir köyü olarak, Kürtün kazasına bağlı idi.












*1554 Osmanlı kayıtlarındaki Karabörk’de yine 18 kişi ve toplam 5 aile yaşamakta idi.

*1700 yıllarında,Alucra Karabörk köyünden bir diğer Türk boyu, Çepni Türkleri, Bebekoğulları gelir ve buraya geldikleri köyün adı, Karabörk adını verirler.

*1758’de Görele’nin güney köylerinin Torul’a bağlanmasıyla Karabörk’de Torul’a bağlanmış 1879’da Görele’nin tekrar ilçe olmasıyla yeniden Görele’ye bağlanmıştır.

*1865 yıllarında Osmanlı, Karabörk Kırlak madeninden bakır madeni çıkarıp, bir bölümünü Avrupaya satmış, bir bölümünüde ihtiyaçlar dahilinde bölge için kullanmıştır.

*Karabörk, Osmanlıda bazen Görele'ye, bazen Torul'a bağlanmış olup, Trabzon Sancağı, Kürtün Kazasına bağlı kalmıştır.1893 salnamesiyle Görele'ye bağlanmış ve öyle kalmıştır.

*1893(1311)’de Osmanlı salnamesiyle,Kürtün’den ayrılan Karabörk Görele’ye bağlanmıştır.Bu bağlanma Çanakçı ilçe olana kadar sürmüştür.













*1900'lü yılların başında bölgede Türk nüfusunun artması sonucu, Rumlar Karabörk'ü terkederler.Bu terkediş tamamen Rus işgalinden öncedir.

*1916’da bölgeyle beraber Karabörk’de Rus İşgali’ne uğrar.15 Şubat 1918’de Görele’den iki gün sonra işgalden kurtulur.

*Ruslar, Karabörk'ü terk edene kadar Kırlak bakır madenini işletirler.

*Ruslar, Karabörk'den topladıkları esirleri;önce Kars sürgün kampına, oradanda Batum esir kampına götürürler.Bebekoğlu Memiş , Kars kampında işkence sonucu ölür ve mezarı burda kalır.

*1918 de büyük bir sel felaketi geçiren Karabörk'de bir çok ev, köprü, yol ve değirmen yıkılır.

*1924’de Cumhuriyet’le Giresun il statüsüne kavuşunca, Görele’de Giresun'a bağlanır ve böylece 1924’de Karabörk’de Görele’nin bir köyü olarak Trabzon’dan Giresun’a bağlanır.

*Karabörk Cumhuriyet tarihinde çıkan ilk köy kararnamesiyle, 1940 yılında Görele'nin bir köyü olarak, resmen köy statüsüne kavuşur.

*1957 de Karabörk’e bağlı bir mahalle olan Kuş Mahalle, Karabörk’den ayrılarak ayrı köy statüsüne kavuşur.

*29 Ağustos 1991 yılında 3644 sayılı kanunla Çanakçı'nın ilçe oluşuyla, Karabörk Görele'den ayrılır ve Çanakçının tek beldesi olarak kurulur.

*Çanakçı'nın ilçe olmasıyla beraber, Karabörk 1992 yılında resmen Belediye statüsüne kavuşur.

*Belediyeyle beraber Karabörk'de yönetim şekli değişir ve bir Belediye, üç mahalle muhtarlığı oluşur.

*Merkez, Kuz , Çöcen mahalle Muhtarlıkları kurulur.



Araştıran ve yazan:İbrahim Cırıt















TÜRKLERDEN ÖNCE KARABÖRK...

Karabörk'ün Türkleşmeden önceki tarihini, Görele tarihi içinde genel bir bütün olarak ele almak en doğru tarihi yaklaşımdır.Türkleşmeden çok öncesi bilinmemekle beraber bu topraklarda Pontus'lu Rumların yaşadığı bilinmektedir.Bunun, bugünkü Karabörk topraklarındaki ispatıda büyüklerden aldığım bilgi doğrultusunda, Yeniköy eteklerinde Rum Mahallesinin kurulu olduğu ve Kömdüzünde eski Rum mezarlığı olduğudur.Bu mezarlık bu gün kaybolmuştur.

Ayrıca Karabörk'ün eski bir mahallesi olan Kuş köyde, Kiseköy mahallesinde, bir Rum mahallesi kurulu olduğu ve Kiseköy adının burda bulunan Rum Kilisesinden geldiği ve kilisenin zamanla yıkıldığıdır. Bu alanda yaşayan Rumlar bu gün Kuşköy merkezde Halil Cırıt'a ait arazide kuş besiciliğide yapmışlardır ve bundan dolayıda bu alana Kuşbükü adı verilmiştir.Kuş köy adıda burdan, Kuşbükünden gelmedir.Ayrıca bu arazinin yanındaki ırmakda büyük bir göl yapıp ördek besledikleride yaşlılar tarafından anlatılan tarihi bir gerçektir.O yıllarda bu araziler Karabörk köy topraklarına ait olduğu için, burda yaşayan Pontus Rumlarıda Karabörk tarihinin bir parçasıdır.1957 yılına kadar bu topraklar Karabörk sınırları içinde kalmıştır.

Karabörk'den başka bu bölgede, Şadıda Rumlar yaşamıştır ve burda bulunan Rum Kilisesi. Rumlarından geri kalan eserlerdendir.

Bölgede yaşayan Rumlar genelde derelere yakın yerlerde ve düz arazilerde yaşam alanları yaratmışlardır.

Rumların bölgede bıraktıkları bir diğer iz ise, eski köy evlerinin genelde, Rum mimarisiyle yapılmış olmasıdır.Karabörk'deki her iki kemer köprünün ustalarıda,Fot ve İstavri adındaki Rum ustalardır.Yaptıran Bebekoğlu Kör Osman olsada, bu köprüler Rum mimarisi tarzında yapılmıştır.Karataşları kesme yöntemiyle yapılan bu yapı tarzı, bazı eski evlerin kemer sütunlarındada hala mevcuttur.

Rumlar, Karabörk'ü, Türk nüfusunun artması sonucu, 1900'lü yılların başında terketmişlerdir.Bölge arazilerinde bu gün bir çok Rum kalıntısı mevcuttur.















KARABÖRK'ÜN TÜRKLEŞMESİ

Anadolu Selçuklu Devletinin son zamanlarında Türkleşmeye başlayan Karadeniz böllgesi kırsalında, ilk Türkleşen yerlerden biride Karabörk'dür.Bölgenin Türkleşmesi 1350 yıllarında başlamış olsada, Karabörk ilk 1400 yıllarında Türkleşmeye başlamıştır.

Anadolu Yeniçeri Alevileri, Karabörk'e inen ilk Türk boyudur.Yeniçeriler, Karadeniz bölgesinde ilk olarak, Şalpazarı,Karabörk,Görele,Kürtün,Çanakçı,Espiye arasındaki derin vadilerin kırsalına yerleşmişlerdir.Bu bölgelerde yaşayan halkın, özelliklede Şalpazarı,Öz Kürtün beldesi,Karabörk, Görele havalisinin bu gün bile aynı kültürü yaşadıkları ve bölgeye sonradan gelen Çepni Türkleriyle sıkı kaynaşmaları görülmektedir.

Karabörk'e inen Yeniçeri Türkleri, bugün Karabörk'de yaşayan Çobanların atalarıdır ve kendilerine Karabörk'de hala Yeniçeru diye hitap edilir.

Karabörk'e inen Yençeriler, Akbaş sırtlarına yerleşirler.Burayada başlarındaki kalpakdan ve inançlarından dolayı, Akbaş adını vererek, kültürlerini yaşadıkları yerin adına vermek suretiyle yaşatırlar ki bu bir Orta Asya Türk geleneğidir.Akbaş bugün Karabörk'ün bir mahallesinin adıdır.Osmanlıda asimile olayları sırasında, Akbaş adı, Berenten olarak değiştirilir ve bazı kayıtlarada bu adla geçer.Karabörk'de Berenten bugün halk dilinde Velemtam olarak hala söylenmektedir.Akbaş, Karabörk'de kullanılan ilk Türk yer adıdır ve aynı zamanda Karabörk'ün ilk adıdır.

Yeniçeriler, buralarda hayvancılk yapmakta idi.Gelişleriyle beraber kültürlerinide beraberlerinde getirip yaşatmışlar ve hatta dahada ileri götürmüşlerdir.Islık buna en somut örnektir.Orta Asyadan gelen Islık, Türklerle beraber Anadoluya girmiş, Karadenizdede Yeniçeri Alevilerinin ilk yerleştikleri Akçaabat ve Espiye arasındaki coğrafyada kullanılmış olup, bugün sadece Karabörk vadisinde kullanılmaktadır.Bölgede ve Türkiye de bu kültürü yaşatan sadece, Karabörk'lülerdir.Karabörk yeniçerileri, bu dili unutmamışlar, geliştirip, öz Türkce diliyle konuşma dili haline getirmişlerdir.Karabörk coğrafyasında Islık, Türklerin gelişiyle beraber kullanılmaya başlamıştır ve bu gün hala devam eden bir Türk kültürüdür.1967 yılında KTÜ'den Doğan Aksan başkanlığında bir bilim heyeti bu dili incelemişlerdir ve bunun, Karadeniz bölgesinin değişik kesimlerinde, eskilerden beri kullanıldığını ve Alevi Türkleriyle bölgeye geldiğini belirtmiştir.Bu gün Karabörk'de bu dil öz Türkce olarak kullanılmaktadır.Buda Yeniçeri Türklerinin, Karabörk ve Türk kültürüne yaptıkları en büyük hizmettir.













Karabörk'ün 1400 yıllarında Türkleştiğine dair somut gerçeklerden biride, Mehmet Fatsa'nın, Osmanlı arşivlerinden elde ettiği Giresun kırsalında eski yaşam adlı esrinde, Karabörk'deki 1515 yılındaki insan sayısını ve yaşamını anlatan tarihi gerçekleridir.

Mehmet Fatsa'nın araştırmasından.........


Çanakçı ağzı__Karabörk


Trabzon Sancağı, Elkerimlihus Nahiyesine bağlı bir köy.
Trabzon Sancağına ait 1515 tarihli mufassal vergi-nüfus defterinde bu köy, Bedreme kalesi komutanı(dizdar) Şir Merd oğlu Hamza Beyin tımarı olarak kaydedilmiştir.Sipahi Hamza beyin vergilerini tahsil ettiği tek köy burası değildir.Çevrede bulunan, Karakaya, Boğalı, Lazarı, Karakeşiş, Demir Boku, Mürted çukuru ve Akköy bu beyliğin dirliğini oluşturmaktadır.

1515 tarihinde Çanakçı ağzı köyünde, adı geçen geçen sipahiye vergi ödeyen 6 topraklı hane vardır.Ayrıca köyde Ahmet adlı bir şahsın değirmen işletmesi bulunmakta ve birde avcı kuş(doğan)yuvası bulunmaktadır.Şir Merd oğlu Hamza Beyin reayası olan kişiler:Hasan oğlu İbrahi,oğlu Hasan, Uzun baş oğlu Mehmet, kardeşi Halil, Murat oğlu Hüseyin ve Murad oğlu Abdülkerim.Sipahi beyi Hamzaya ödedikleri toplam vergi ise 412 akce olarak tespit edilmiştir.Bunlardan ayrı olarak, 1530 tarihli mücmel defterde, vergiden kısmen muaf yazılmış olanların, muafiyet dışı vergileri tplamı ise 800 akce olarak nakledilmiştir.

52 numaralı(1515) mufassal defterde bu köy ile ilgili olarak yer alan başka bir kayıtda, "cema'at-i muafan karye-i Karabörk ma'a Çanakçı Ağzı" ifadesi yer almaktadır.Çanakçı ilçesine bağlı bir belde olan Karabörk ile ilgili bu kaydın üzerindede, "tımar'ı İbrahim ve Nur Ali veled-i İsa Fakih, sipahiyan-ı Kürtün"ibaresi bulunmaktadır.Demek oluyor ki bu iki yerin vergi gelirleri, iki sipahi arasında paylaştrırılmıştır.Bunlardan yukarda adlarını verdiğimiz birinci gurup, Hamza Beye, vergilerden kısmen muaf olan ikinci gurup ise Kürtün Sipahilerinden İsa Fakih oğulları Nur Ali ve İbrahim Beylere vergi ödemektedirler.Söz konusu bu kişilerden 13'ü topraklı hane, 2 si topraksız hane, 2 si yetişkin bekar erkek, bir kişide hariç köyden gelip burada yer tasarruf eden zemin-i Şeyh Hamza'dır.Bu ismin yanına defterde "asiyab-ı mezkur bab-ı" ifadesi konulmuştur ki, bundan adı geçen kişinin bir de değirmen işlettiği anlaşılmaktadır.Yine bunlar arasında Elki Yemlü Hası Camii!nin hatibi olan Ahmet Fakih Oğlu, Hamza fakih ile aynı caminin müezzini olan Ahmet Fakih'in diğer oğlu İbrahim Fakih'in adları geçmektedir.

1554 tarihli mufassal defterde ise Çanakçı ağzı köyünün normal reayası 5 topraklı haneden ibaret gösterilmiştir.Bunların adları İbrahim oğlu İsmail, İsa oğlu Ali, Halil oğlu İsmail, Hebib oğlu Murad, Murad ve kardeşi Nur Ali olarak verilmiştir.Köyde bir değirmen işletmesinin ve birde avcı kuş yuvasının olduğu ifade edilmiştir.Aynı tarihte köyün vergiden muaf olanları ise 18 nefer olarak kaydedilmiştir.Bunlardan ikisi topraklı hane, 3'ü caba hane, 2'si hariç reaya, yazılmıştır.Şeyh Hamza adlı bir kişide mevkufa olarak ifade edilmiştir.Ayrıca bu gurup içinde bir kişinin değirmen işlettiği anlaşılmaktadır.














Bölgeye inen Yeniçeriler, Alaca yaylası sırtlarından gelip, bir bölüm Kürtün'e, bir bölüm Şalpazarına, bir bölüm ise Keleteden aşağı Karabörk'e ve Çanakçı deresi boyunca, Görele ye kadar yerleşmişlerdir.Çanakçı deresi boyunca Alevi köylerinin varlığı bir gerçektir. Bazı köylerin adları bu boyların koyduğu isimlerle devam etmektedir.Araştırmalarda bu gerçeği ortaya çıkarmaktadır.Karabörk'den Görele vadisine kadar çeşitli Alevi köyleri kurulmuş, bundan dolayı bu dereye Elevi deresi adı verilmiştir.Çanakçı deresi bitiminde, sahilde bir Alevi köyü kurulmuş,bu köyede Elevi köyü adı verilmiştir.1750'li yıllara kadarda Görele bu isimle anılmıştır.Karabörk ve bölgede Elevi adı yer yer kullanılmaktadır.Bu Alevi Türk boylarını gelişleri aynı tarihlere raslamaktadır.Hatta Hacı Bektaş-ı Velinin ilk müridlerini Görele ve çevresindeki Alevilerden seçtiği bilinmektedir.

Karabörk'e inen ikinci Türk boyu ise, 1650'li yıllarda Alucra Karabörk köyünden gelen, Çepni Türklerinden Bebekoğullarıdır.Bugün Bebek soyadıyla Karabörk'de yaşayan yerleşik halktan biridir.
Bebekoğulları gelişleriyle beraber buraya, geldikleri köyün adını, Karabörk adını vermişlerdir.Karabörk Oğuz Çepni Türk boyunun kültürünü yansıtan bir addır.Baştaki kalpak, fesden türemiştir.Ortya Asyadan bu günkü Türkiye Cumhuriyetine kadar Karabörk bir çok yerleşim yerinin adına verilmiştir.

Bebekoğlu Kör Osman, Karabörk'de doğup büyümüş ve bu topraklara bir çok eser kazandırmıştır.Kemer Köprü,Merkezdeki tarihi köprü ve kaybolup giden bir çok köprü onun hayratıdır.Ayrıca yıkılıp yeni köprü yapılan Sedegöre köprüsü ve eski Çanakçı yolu üzerindeki tarihi Arduç köprüsüde onun hayratıdır.Çöcen değirmeninin üstündeki tarihi köprüde onun hayratıdır.Ayrıca Karabörk merkeze ilk değirmeni Kör Osman'ın babası, Bebekoğlu memiş yaptırmıştır.Karabörk merkeze ilk binayı yapan ise yine Bebekoğlu Kör Osman'dır.

Karabörk'e daha sonraları bilinen sırasıyla, Köse(Alirizuları), Cırıt(Cırıduları), Karaman(Karamanuları), Şükür ve Demir'ler, Kayacılar, Yaylılar, Karaal ve Karadirekler, Kodalaklar, Köçek ve Civelekler, Çakırlar gelen Çepni Türk boylarıdır.Bu boyları daha sonraları değişik boylar takip etmişlerdir.En son gelen ise Tonya'dan gelen Muso dayı(Mehmet Birinci)dir.











İŞGALDE KARABÖRK

1900'lü yıllarda Karabörk'ü terk eden Rumlardan sonra, Karabörk'de sadece yerleşik halk olarak Türkler kalmıştır.1865 yıllarında Osmanlı, Karabörk Kırlakdan bakır madeni çıkarmıştır ve bir bölümünü Avrupaya satmış, bir bölümünüde bölge ihtiyacında kullanmıştır.

Karadeniz'i ve Osmanlının bölge sancağı olan Trabzon'u işgal eden Ruslar, değerli gördükleri yerlerin işgaline öncelik vermişlerdir.Osmanlının işlettiği, Kırlak bakır madeninin yerini belirleyen Ruslar, sahilden direnişle karşılaşacağını hesap ederek, dağları kullanarak, Alaca sırtlarından gelip Karabörk'ü işgal etmişlerdir.Boş olan dağlarda herhangi bir dirençle karşılaşmamışlardır.

İşgali haber alan halk dağlara kaçar.İşgal anında köy muhtarı Hüseyin Köse'dir.Ruslar Hüseyin Köse'den mührü alıp, genç diyerek oğlu Mustafa Köse'ye verir ve onu muhtar atarlar.Karabörk merkeze yerleşip çadır kurarlar.Madeni işletmeye başlarlar ve yerli halkı ocakta çalıştırırlar.Öküz arabalarıyla Osmanlının işletme yolundan madeni sahile indirip gemilerle taşırlar.Bu yol Çöce sırtlarından,Sadegöre başından tepelerden sahile ulaşır.Bu yollar öküz arabaları için yapılmış yollardır ve bazı kalıntıları hala mevcuttur.Kırlak madeninde Rusların kalıntıları hala mevcuttur.Maden sahasında çalışan mühendisleri için yaptıkları barınak evlerin kalıntılarıda yer yer mevcuttur.

Rus işgalcileri, Karabörk muhtarı Mustafa Köse'yi, Sadegöre muhtarı Rıza Bey'i(Kuğu), ve Akköy muhtarını tutuklayıp geçici bir süre Şadı Kilisesine hapseder.

Karabörk'de yerli halktan tutuklamalar yaparlar ve önce Kars sürgün kampına, oradanda Batum esir kampına gönderirler.










Bu esirler....

Bebekoğlu Memiş(Memiş Bebek)
Yaylu Ali(Ali Yaylı)
Topal Ali Osman(Ali Osman Karadirek)
Halil Karadirek
Bebekoğlu İmam Mehmet(Mehmet Bebek)
Bebekoğlu Gara Halil(Halil Bebek)

Bu esirlerden, Kör Osman'ın babası, Bebekoğlu Memiş(Memiş Bebek)kampta bulunan Ermeni kökenli Rus askerlerinin yapmış olduğu zulüm ve işkenceler sonucu, Kars esir kampında ölmüştür.Mezarı Kars toplu mezarındadır ve kayıptır.Diğer esirler, Batum esir kampına gönderilirler.Bir yolunu bulup burdan toplu halde kaçarlar ve Çoruh nehrini aşıp Türkiyeye girerler.Aylarca dağlardan yol alıp bitkin bir halde Karabörk'e ulaşırlar.

Bebekoğlu Gara Halil daha sonraları, Ruslara yardım ve yataklık ettiği için yerli halk tarafından öldürülür.

Ruslar, 15 Şubat 1918'de Karabörk'ü Görele'den iki gün sonra terkeder.Geldikleri gibi yine Alaca sırtlarından geri dönerler.Dönüş yolunda, Kahraman köyü ve Alaca Yaylası arasındaki Savaş boğazında, şiddetli bir direnişle karşılaşırlar.Ağır kayıplar vererek, Trabzon'a ulaşırlar.Savaş Boğazı mevkiinde bu savaşın izlerini taşıyan mevzi ve siperler hala mevcuttur.

Ruslardan sonra Karabörk halkı rahat ve huzura kavuşur.Tam o yıllarda büyük bir sel felaketi olur ve Karabörk'de ağır hasar oluşturur.Köy değirmeni, evler, köprüler yıkılr.Ürünler ağır zarar görür.Halk bir kaç yıl daha açlık ve perişanlık çeker.

Karabörk'den kurtuluş savaşına sadece asker olarak Yaylu Halil(Halil Karadirek) katılır.Gazi ünvanıyla savaştan sonra sağ salim geri gelir.Orta okul yıllarımızda, Halil Karadirek okul müdürümüz Abdurrahman Asılsoy'un girişimleriyle, Sosyal derslerindeki kurtuluş savaşı konularında bizlere savaş anılarını anlatırdı.












"Halil Karadirek'in' ağzından hatırladıklarım kadarıyla gerçek savaş anıları:

Aç ve susuzduk.Düşman bizden çok güçlüydü.Sürekli ateş ediyorlardı.Mermi ve cephanemiz kısıtlı plduğu için biz az ateş ediyorduk.Ne bulursak onu yiyorduk.Genelde kuru ekmek ve üzüm hoşafı yiyorduk.Mermiler başımızın üzerinden vızır vızır geçiyordu.Bir çok arkadaşım yanımda vurulup, öldü.Düşmanın gücüne karşı bizde iman gücü vardı.Komutanımız sürekli kazanacağız diyordu.Bize moral veriyordu.Biz bir tepeyi savunmakla görevli idik.O tepeyi aslanlar gibi savunduk ve düşmana vermedik.Savaş bittiğinde kendi kendime arkadaşlarımla bende ölsem keşke demiştim.Yaşadığıma sevinememiştim.Ama Vatan yolunda ölmek en güzeli diyorduk kendi kendimize.Vatan kurtulduya.Çocuklar, Allah bu millete bir daha Kurtuluş Savaşı yaşatmasın" diyordu Halil Karadirek amca.












CUMHURİYETTE KARABÖRK

1924’de Cumhuriyet’le Giresun il statüsüne kavuşunca, Görele’de Giresun'a bağlanır ve böylece 1924’de Karabörk’de Görele’nin bir köyü olarak Trabzon’dan Giresun’a bağlanır.

Kurtuluş savaşından sonra, Cumhuriyet kurulur.İlk köy tasarısı TBMM Meclisinde 1940 yılında kabul edilir.Bu ilk tasarıyla beraber Karabörk, 1940 yılında, Görelenin bir köyü olarak, resmen köy statüsüne kavuşur.

Kelle sayımı sonucu yapılan ilk muhtarlık seçimininde, Mustafa Köse muhtar seçilir.













Belediyeye kadar ki Cumhuriyet tarihi muhtarları.....


Mustafa Köse(Alirizu)
Muhammet Cırıt(Cırıdu)
Fazlı Bebek(İmam Fazlı)
Mustafa Karadirek(Asiyenin Mustafa)
Yusuf Köse (Goca Yusuf)
Naci Bebek(Pancarun Naci)
Turan Köse(Fırıncı Ali)

1950 yıllarında Halk Partisi zamanında Karabörk'e kadar kısmi bir araba yolu vurulur.1960 yılında Demokrat Parti zamanında yol genişletilir ve Karabörk-Kelete arasının yolu vurulur.

1957'de Kuş mahalle Karabörk'den ayrılır.Kuş köy adıyla yeni bir köy kurulur.Bu gün Kuş köy'de yaşayanların %50'si Karabörk'lülerdir ve ik, halk arasında sıkı akrabalık bağı vardır.Mezarlıkları birdir.

1980 yılında Karabörk Orta Okulu açılır.Şu anda 15 derslikli taşımalı sistemli, tam teşekküllü, 8 yıllık Karabörk İlköğretim Okulu mevcuttur.

1986 yılında elektrik gelmiş olup, 2003 yılında yenileme yapılmıştır.

1991'Çanakçının ilçe olmasıyla, Karabörk belde olmuş ve Çanakçıya bağlanmıştır.

1992'de Karabörk Belediyesi kurulmuştur.

Belediyeyle beraber, Belediye başkanlığı ve Merkez,Kuz ve Çöcen olarak 3 muhtarlık kurulmuştur.

Beldemizde, Turkcell,Telsim ve 400 hatlı PTT santrali mevcuttur.

Belediyeyle beraber, merkezde bir alan açılmış,merkez güzelleşmiş ve tüm mahallelere yol gitmiştir.

Beldemizde, her yıl Islık Festivali düzenlenmektedir.

Gelin kaya, Tarihi kemer köprü, Islık, Mağaralar, Yaylalar, Sis Dağı vadisi ve Doğal güzellikleri görülmeye değer turistik yerlerdir.













Kaynaklar:

Mehmet Fatsa(Giresun kırsalı tarihi)
Ayhan Yüksel(Görele tarihi)
Ali Bilir(Görele tarihi)
Faruk Sümer(Çepni ili)
Ayrıca, Şalpazarı tarihi,Tirebolu tarihi, Giresun tarihi,bölge tarihiyle ilgili kitaplar ve çok çeşitli internet siteleri kaynak olarak araştırılmıştır.

Köyden kaynak kişiler:

Hüseyin Köse(Alirizun Hüseyin)
Ali Cırıt(Aşcı Ali)
Mustafa Karaman(Kepcu)
Mustafa Kayacı(Cemalın Mustafa)
Ali Kayacı(Uzun Ali)
Niyazi Kodalak(Çolak Niyazi)
Bayram Ali Cırıt
Halil Karaal(Garalu Halil)
Naci Bebek(Pancarun Naci)








ARAŞTIRAN VE YAZAN:İBRAHİM CIRIT

Ulusal Linkler



Türkiye


Atatürk


Giresun


Bakanlıklar


Çevre


Tema Vakfı


Doğa Gönüllüleri


Kızılay


Bankalar


Döviz Kurları


Tübitak


Türkiye iş kurumu


Türk Dünyası


Osmanlı İmp.Sitesi


İslami Bilgiler Sitesi


Milli Bayramlar


Özel Günler


Ulusal Haberler


Uluslararası Haberler


Doğa Haberleri


Dini Haberler


Özel Haberler


Bölgesel Haberler


Spor Haberleri


Bölgesel Resimler


İlginç Resimler


Köşe Yazarlarınca Giresun


İstanbul Trafik Kameraları



Hava Durumu


Hayata Yön Veren Sözler


Seyahat Firmaları


Ulusal ve Yerel Gazeteler


Vergi Sorgulama


Kimlik No Sorgulama



Başarı Hikayeleri


Rüya Tabirleri


Acil Numaralar


Ulusal Fıkralar


Sağlık


Ulusal Şiirler


Şehirler Arası Uzaklık


Canlı TV ve Radyo


Şifalı Bitkiler


İlginç Olaylar


Sinema


Seyahat ve Gezi Rehberi

Karabörk Linkleri


Belediye



Ulaşım


Coğrafya


Turizm


Ekonomi


Nüfus


Eğitim


Sağlık


Spor


Karabörk Adı


Soy Kütükleri


Kültür-Sanat


Kemençecilerimiz


Bitki Örtüsü


Köyden Simalar


Toplum-Yaşam


Tarihi Eserler


Gelenek-Görenek


Şehit ve Gazilerimiz


Bizden Başarı Hikayeleri


İz Bırakanlar


Yararlı Bilgiler


Dernek Haberleri


Yerel Haberler


Kim Ne İş Yapıyor?


Telefon Numaraları


MSN Adresleri


Bunları Biliyormusunuz?


Kuşköy


Düğün İlanları


Köyden Fıkralar


Köyden Şiirler


Sis Dağı


Islık(Işıklık)dili


Gelinkaya Efsanesi


Mağaralar


Resimlerle Tarihimiz


Gurbette Karabörk


Büyüklerden İnciler


Basında Karabörk


Karabörk'de görev yapan ünlüler


İletişim


Duyuru


Karabörk'de Yaşayan
Son Çınarlar

KARABÖRK BELDESİ
Ana sayfa yap
Sık Kullanılanlara Ekle
KÖYDEN HABERLER
Z.DEFTERİ
RESİMLER
LİNKLER
GİRESUN
GÖRELE
KARABÖRK
T.OSMAN
FORUM
ÇANAKÇI
ANA SAYFA