GURBETCİLER-GÖRELE-FIRSATÇILAR VE KAYBEDİLENLER


Memleketinden ayrılıp, değişik sebeplerden dolayı gurbete çıkanlar, hep aklının bir köşesinde sılayı yaşarlar.Er ya da geç bir gün o topraklara geri dönerler, ya temelli ya da yılda en az bir iki defa ziyaret ederek.

Çünkü oralar vatandır, çocukluğun yaşandığı en güzel anıları içinde barındıran, sayısız eş, dost, arkadaş ve akrabanın bulunduğu yerdir. Kimi için gençlik anılarının saklı olduğu yer, kimisi için ise sevda yurdudur.İçinde sayısız olayları ve yaşanmışlığı barındıran bir mabed gibidir.

Ekmek kavgasıdır insanları yurtlarından alıp değişik memleketlere sürükleyen.Her gidişin içinde geride bırakılan derin yaralar, acılar ve belkide sonu gelmeyen bir gözyaşı vardır.Geçen hergün insanların boğazlarına düğümlenir belkide.

Giden insanlar gittikleri yerlerde iş ve yuva kurmuş, belki de çok varlıklı olmuş olabilirler.Çok fakir veya orta hallide olabilirler.Ama gelir düzeyi ne olursa olsun değişmeyen tek şey vardır bu insanlar için ortak noktada buluşulan, oda memleket özlemi ve sevdasıdır.

Kimi yıllarca gelmez belkide köyüne, kimi sürekli gidip gelebilir.Kimi hep dönmüştür belkide. Ama ya gelmeyenler...İşte onlarda belli bir yaş ve evreden sonra memleket ateşine kapılır ve bu sevda ateşinin önüne isteselerde geçemezler.Ata yurdu olan, köy ve kasaba yaşam şartları çok ağırda olsa, bir cennet gibi gözükür gurbetçilere.

Belki üzerinde yaşayan insanlar oraların ne anlama geldiğini, ne kadar güzel bir yer olduğunun farkına bile varamazlar.Çünkü bir nebze olsun ayrılıpta oranın değer yargısının acısını içlerinde hissetmemişlerdir hiç.Yaşam onlar için hep ordadır ve belki bıkkınlıkta vermiştir.Keşke azda olsa onlarda bir ayrılıpta, değerini o zaman anlasalar yurtlarının.Anlasalarda daha fazla değer verseler yaşadıkları yerlere.Doğasını yok etmeseler, elindeki tarihi varlıkları koruyup, var olan değer yargılarına sahip çıksalar.Yükselen her hayat standardında kendilerininde refah ve huzura kavuşabileceğini bir bilseler.

Hayat en güzelini yaşama sanatıdır.Bu sanat insanların gayret, çaba ve akılları yoluyla yaratılır.Gurbete gidenler içlerindeki bu duygu ve düşüncelerle çalışıp, çabalayıp birşeyler elde etmiş olarak yurtlarına da bir ev yapmanın, ordan hiçbir şekilde kopmadan hayatını yaşamanın peşindedir.

İşte asıl sorun bazı yerlerde burda başlamaktır.Görele'de bu sorunlu yerlerin içindedir.Güzel Görelemde, bana göre cennet yurdumda gurbetçileri kaz gibi görüp yolma hevesinde olan insanlar vardır.Bu konuda birçok yazı yazıldı ve gazetelerde, internet sayfalarında okuyuculara sunuldu.Ama ne yönetenden bir önlem, ne de halktan kendine bir çeki düzen geldi.Her yapanın yaptığı yanına kar kaldı ve halada öyle devam ediyor.

Ama unutulmaması gereken, her zaman çevre ilçeler için bir cazibe merkezi olan Görele, bu fırsatçılar sayesinde bu özelliğini hızla kaybetmekte ve elindeki imkan ve fırsatları başka ilçelere kaptırmaktadır.Hatta kendi insanının yapacağı güzel işleri bile elinden kaçırmaktadır.

Bu konuda sizlere edindiğim en son örneği sunuyorum:

Köylüm olan bir büyüğüm yıllar önce memleketten ayrılır, gurbete çıkar.Canla başla çalışır ve çok iyi işler yaparak, hayli varlıklı bir aile olur.Zamanla işlerini çocuklarına devreder ve artık bir evimde memleketimde olsun der.Gelir Görele'den bir arsa bakar, korkunç bir fiyat çekilir.Vazgeçer.Başka bir tane daha bakar, yine fiyat uçuktur.Emlakçılıktan çok iyi anlayan büyüğümüz vazgeçer Görele'de arsa almaktan.Doğru Beşikdüzü'ne yönelir.Ordan denize sıfır bir yer bulur.Arsa da değil, 1,5 dönüme yakındır.Görele fiyatınında üçte birine yeri alır ve hemen villa yapımı için çalışmaları başlatır.

İşte burda sıkı durun!

Olayı duyan Beşikdüzü basını hemen arsayı alan büyüğümüzü bulur, başlarlar sormaya...

-Beşikdüzü'nü neden tercih ettiniz?

-Beşikdüzü sizin için neden cazibe haline geldi? gibi sorular sorarlar ve yerel gazetelerde haber yaparlar.Gelen yatırımcıya basın ve yönetim bazında değer verip, gereken ilgi, alaka ve kolaylığı gösterirler.

İşte Görelemin bu fırsatçılar sayesinde, cazibesini neden kaybetmeye başladığına dair bir örnek.Ya bilinmeyen kaç tane bunun gibi örnekler var.

Yerel ve kamu yöneticilerimiz bu olaylara müdahale etmedikçe bu ne ilk olacak, ne de son olacaktır.Serbest piyasa deyip kendimizide kandırmayalım.Bir orta yol bulunup, herşey halledilebilir ve Görelem yine cazibe merkezi haline gelebilir.

Giden gider demeyelim.Gideni geri getirmenin yollarını arayıp, yeni gelecekleride kaçırmayalım.

Bizim bir tek Görelemiz vardır, onu büyütüp yüceltmenin peşine düşelim, yoketmenin değil, elbirliğiyle kalkındırmanın yollarını arayalım.

Yoksa bir on yıl sonra geri dönüp baktığımızda, çevre ilçeler kalkınmışlığı yaşarken biz yerimizde saymayalım. İşte o zaman çok geç olabilir.Bir atasözümüzde belirtildiği gibi...

"Atı alan Üsküdar'ı geçmiş olur" ve bizlerede sadece seyretmek kalır.

Bir başka yazımda daha buluşmak dileğiyle!
Kalın sağlıcakla..




İbrahim Cırıt
Ekleme:19-09-2006



BU YAZIYA MESAJ EKLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ
KARABÖRK BELDESİ
Ana sayfa yap
Sık Kullanılanlara Ekle
ANA SAYFA
KÖYDEN HABERLER
Z.DEFTERİ
RESİMLER
LİNKLER
GİRESUN
GÖRELE
KARABÖRK
T.OSMAN
FORUM
ÇANAKÇI
KÖŞE YAZARLARI



İBRAHİM CIRIT






RAŞİT CIRIT





RIFAT KÖÇEK





ÜMİT ÇOBAN






HAYDAR KARAMAN






UĞUR CIRIT






HASAN BEBEK







AHMET BİLGE








ASLAN KARAMAN







KEMAL KÖSE







EKREM KAYACI







TURGAY KARADİREK







HALİS DEMİR







ZEYNEP KARAMAN







ALİ SORDİ
YAZARIN ÖZ GEÇMİŞİ









YAZARIN DİĞER YAZILARI