GİRESUN'UN KAYBETTİKLERİ
Geçmiş zamanlar içinde, Giresun'un elinden alınanları bugün geri getirebilmek için harcanan çabalar acaba boşunamı?
Sevgili dostlar...
Yaşadığım şehirde, Giresun'a ait öz varlıklerımızın, başkaları tarafından nasıl sahiplendiğini gördükce içim kan ağlıyor ve bunlara her gün yenileri ekleniyor.İçimi burkan en acı olay ise, biz Giresun'luların ya bilerek yada bilmeyerek ismi değiştirilen bu varlıkları, Giresun'daki adıyla değil, ismi değiştirilip piyasaya sürülen sahte adıyla söyleyip, kullanmamızdır.
Ben bir Giresunlu olarak her zaman gıpta ile baktığım komşu illeri yargılama hakkına sahipmiyim?Kendime her zaman bu soruyu sorarım.Ama bir türlü net cevap bulamam.Cevap bulamadıkçada, Giresun'un taşını toprağını çiğnemiş eski insanlarımıza,kısacası tüm Giresun ata kuşağına ve Giresun insanına kızarım.
Belki sizlerde beni yargılayabilirsiniz.Saygım vardır.Ama insanoğlu üzerinde yaşadığı coğrafyanın hakkını her yönüyle ödemelidir.Örf,adet,kültür,sanat,yaşam tarzı,oyun,yemek vb.gibi, biz Giresun'luların ortaya çıkarıpda, sahiplenmeyişimizdenmi, yoksa aman boş verciliğimizdenmidir, nedir bilemiyorum ama, bu gün elimizden gidenlere yanar dururuz.Bu kafayla gittikcede daha çok şeylerimizi kaybedecek,hatta öyle zaman gelecek ki, bu öz varlıklarımızı patent parası ödeyerek isim hakkını alabilip, öyle kullanacağız.
Nedir kaybedilenler?
Benim yaptığım tespitler ve yaşadığım şehirden bildiklerim.
1-ÇAVUŞLU EKMEĞİ(Değişen adıyla,Trabzon Vakfıkebir ekmeği)
Her Karadenizlinin fırınının kapısında koca koca tabelalar halinde yazan o meşhur yazı.Her şeyi anladımda bu yazıyı yazan Giresun'lulara ne demeli.Kendi öz varlığını, kendi reklamını yaparak pazarlamak çok mu zor?Yoksa bu ismi yazarak dahamı çok ekmek satıyoruz.Yada Çavuşlu yazarsak ekmek satamamaktanmı korkuyoruz.Unutmayalım ki bir ürünü kalite satar, hele hakiki çavuşlu ekmeğini yapabiliyorsan, bu ekmeği Çavuşlu ismi satar.Başka isim de kullanmaya gerek kalmaz.Sevgili hemşerilerimi, tabelalarını değiştirip, Çavuşlu ekmeği yazmaya davet ediyorum.
2-SİS DAĞI
Yaylacılığı yıllarca ortaklaşa yapan bölgede, bugünde aynı tarz paylaşım sürmektedir.Elbette paylaşıma sözümüz yoktur.Ama yüzde 90'ı Giresun sınırlarında olan Sis Dağının, bu gün Trabzon'un gösterildiğini herkes biliyor.Daha Osmanlının son anlarında akıl yoluyla bugün olacakları kavrayanlar,yüzde 10'da şenliği başlatmışlar ve bu sayede bugün reklamını yapıp pazarlamaya çalışmaktadırlar.Yüzde 90'a sahip olan Giresun ahalisi nerdeydi ve halada nerede duruyor.Küçük olan pastayı kapmış, büyük olan seyrediyor.Eldeki varlıklar kullanılırsa değer kazanır,kullanılmazsa pas tutar.Yıllarca tepelerimizdeki yaylalara ta Trabzon Beşikdüzünden gittik.Hala bu alışkanlıklara devam edenler var.Acaba Çanakçı, Görele,Eynesil topraklarınınsuyumu çıktı.Eskiden yol yoktu, şimdi bu üç ilçedende yol var.Giresun'un toprakları paçalarımızamı yapışıyor?
3-TÜRKÜLERİMİZ
Orta Anadolu tarzında söylenen ve daha çok insana ve doğaya hitap eden, az birazda sevda kokan Giresun, Görele türküleri bu gün hiç bir telif hakkı ödemeden, kendini sanatcı zanneden bir kaç kişi tarafından, biraz sözleri, birazda gaydası(notası) değiştirilerek hoyratca kullanılıp berbat ediliyor ve kendi eserleriymiş gibi takdim ediliyor. Giresun sanatcıları ve kültür elçileri bu olayı daha ne kadar seyredecek ve olayın boyutu nereye kadar uzanacak.Yoksa Katip Şadi'ler, Durkaya'lar, Piçoğlu'lar, Karaman'lar ve diğerleri bizlerden davacı olacaklardır.Millet bu eserlerle şöhretine şöhret katacak,pastadaki payını her geçen gün büyütecek, Bunları kendilerine mal edip, bestekarın dahi ismini kullanmayacak, Giresun'da değerlerinden birini daha kaybetmenin vurdum duymazlığını yaşayacaktır.
4-KEMENÇE
Yıllarca suskun kalan Görele en sonunda, Görele Dernekler Birliği sayesinde kültürüne sahip çıktı.Ama daha önceleri reklamını yapanlar yeterince kendine mal ettikten sonra.Bu bile bir başlangıç sayılabilir Giresun ve Giresun'lular için.Düşünenler ve başlamasına vesile olanlar sağolsun.
Görele'nin bağrından çıkan ve burdan Karadeniz'e yayılan kemençe öz kültür varlıklarımızın en değerlilerindendir.Hatta babasıdır.
5-KİRAZ
Kiraz bugün dünyaya Giresun'dan yayılmıştır.Dünya litaratüründe Kiraz deyince akla Giresun gelmektedir.Ama Kiraz pastasından Giresun hiç bir pay alamamaktadır.Buda Giresun'un en önemli kayıplarından biridir.İsminin geldiği bir ürüne dahi el atıp onu yaşatamamıştır.
6-BÖLGESEL ÜRÜNLER
Karadenizle özdeşleşen bazı giyim ve gıda alanındaki ürünler sanki bir kaç ile mal edilmenin peşindedir.Buda Giresun'a ve Giresun'un kültürüne, dolaysıylada turizmine zarar vermektedir.İnsanlar var olan değerlerine sahip çıktığı ölçüde ayakta kalabilirler.Biz Giresun'lularda kendi ürünlerimize sahip çıkmalı ve onları yerinde yaşatmalıyız.
-Bu yazıyı yazmama en büyük etkenlerden birisi, bir ilin topyekün diğer bir ile hüküm sürme hedefi ve amacıdır.Tabiiki her yöneten ve seçilenler kendi insanına hizmet etmenin peşinde olacaklardır.Ama bu hizmet başkasının kültür varlıklarını sahiplenme yoluyla değil, kendi elindeki imkanlarla olmalıdır.
-Ben bu ilin mensuplarının,ana sayfada haberini okduğunuz kuş dili dizisine bakan düzeyinde ve en büyük yönetmenlerinide kullanarak verdikleri önemi yadırgıyorum.
Giresun'un bu güne kadar kaybettiklerine bir yenisimi ekleniyor diye düşünüyorum.Sayın bakan bu dizinin hem çekimi için Uzungöl'e gitti, hemde yönetmeniyle apar topar aniden Trabzon'a geldi.Yoksa bu diziyi kullanarak, Trabzon'un son dönemlerde kaybolan imajınımı düzeltecek ki, yönetmende bu manada laflar etmektedir.
-Kabullenemediğim bir konu ise, sayın Karabörk Belediye başkanı, Kuş köy muhtarı ve Kuş Dili dernek başkanı bu dizinin, Karabörk ve Kuş köyde çekilmesi için ne yaptılar.Bir ilin en büyük kültür varlığını birilerine sunum mu yaptılar.
-Yine kabul edemediğim bir olayda, bir ilin bakanı dahi bu diziyi sahiplenirken, bizim vekillerimiz ne yapıyor.Giresun ve kültürü onlar için ne ifade ediyor.Karabörk ve Kuş köyde olmayan dizi çekim imkanları Giresun'un bir çok yerinde mevcut iken, neden bu diziyi Giresun'da çekmek için çaba harcamadılar.Yoksa vekillik onlar için kişisel mi, yada genelmi?Genel olabilmesi bir ilin her şeyine sahip çıkmaktır.Giresun bir bütündür ve Kuş dili(Islık) bu bütünün bir parçasıdır.O zaman neye ve kime hizmet.
-İlin valisi ne yaptı bu dizi için.Kaymakamına şenlikde, bir sivil toplum örgütüne rağmen sahip çıkan sayın vali, Giresun'un ıslığına neden sahip çıkmadı.
-Sevgili dostlar, bu kadar kayıp öz varlık, hala bir o kadarda saldırıda olanlar var.Sürekli bir şeyleri ortaya çıkarıp bunları koruyamayan bir Giresun gerçeği.
Bunlara rağmen ayakta kalabilen bir il.Sen ne büyükmüşsün be Giresun'um.Hakkını ödebilirmiyiz acaba.
-Seni yönetenlermi, yoksa halkınmı sorumsuz...Yada her ikisimi...Ne dersin...Ben bir çıkar yol bulamadımda.
-İnşallah siz bulabilirsiniz dotlar...
-Kalın sağlıcakla.
İBRAHİM CIRIT
EKLEME:27-02-2006
ibrahimcirit@hotmail.com
BU YAZIYA MESAJ EKLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ