TÜRKİYENİN SORUNU NEDİR?AKP Mİ-MUHALEFETSİZLİK Mİ?
Dünyanın birçok krizle uğraştığı bu dönemde (şavaşlar, kuraklık, ekonomik krizler, Çin belası gibi) Türkiye'de doğal olarak bu döngünün dışında kalamazdı.Küresel ekonomi denen Dünya ekonomik konjoktöründe Türkiye'de yerini aldığına göre bunların hepsini olmasada bir kısmını yaşaması doğal sayılmalıdır.
Tüm bu olayların ortasında kalan Türkiye şimdi başka bir derdi yokmuş gibi bir savcının iki dudağının arasından çıkan kapatma davasına odaklandı.Burda savcı haklı veya haksız biz işin hukuk boyutunu bilemeyiz.Ama açıkça bilinen birşey varsa bu davanın biraz kişisel ve siyasal olduğudur.Kişisel düşüncelerin hukuka hükmüdür.
Dava konularının bir kısmında iktidarında suçu var olabilir.Kanunlarla herşey belli olduğuna göre bunlara ilk önce ülkeyi yönetenlerin uyması gerekirki ondan sonra halktan hukukun üstünlüğüne uyması istenebilir.
Bir ülkenin Başbakanı mahalle diliyle yada halk kabadayısı edasıyla konuşmayı bırakmalı, sorumluluk bilinci içinde hareket etmelidir.
Ülkede var olan halk kesimlerinden bir kısmına sürekli AB süreci adı altında ödünler verilirken, bir kısmının görmezlikden gelinmesi tabiiki kabul edilemez.Ama kısa bir süre önce yapılan seçimlerdede bu halk kitlesi her bölgeden AKP'ye güven oyunu sunmuşlardır.Meclisten güvenoyu alan hükümetten önce, AKP parti teşkilatı ile halktan güvenoyu almıştır.Bu güvenoyunda Tayyip Erdoğan'ın popülaritesi, konulara hakimiyeti ve en önemlisi hitabet gücünün etkisi tartışılmaz rol oynamıştır.
İktidar cephesinde bunlar yaşanırken, işin birde muhalefet boyutu vardır.
Bir ana muhalefet düşününki, sadece ben ve benim temsil ettiğim kesim var diye dayatmacı politika entrikalarına girişmektedir.Bunun içinde yargı, asker ve basını kullanmaktan kaçınmamakta, gerekli desteği bulmakta, bulamayıncada en ağır eleştiriyi askerde olsa yapma hakkını kendinde görmektedir.
Mecliste var olan ana muhalefet partisi halkı ile barışık yaşayamamakta ve halka rağmen politika üretmekte yada üretememektedir.
Ve bu ülkenin ana muhalafet partisinin lideri bir kale gibi Ankara'da durmakta, iyi yada kötü olsun meclisten çıkan her yasayı mahkeme yollarına taşımakta ve hem kendi hemde ülke zaman kaybetmektedir.
Bir ana muhalefet partisi ve lideri düşününki, kurultayda kendisine rakip olan bir kişiyi, belkide CHP'yi derip toplayabilecek lider adayını kendi adamlarının parmak kaldırmaları sonucu partiden ihraç etmekte, arkasına yargıyıda takıp bunu hukuka uygun bir hale getirmektedir.Ve bu yapılanların hepside sosyal demokratım diyebilen bir partide yaşanmaktadır.
Halkıyla barışık yaşayamayan, politikalar üretemeyen, kendi içindeki rakiplerine bile tahammülü olmayan bir liderin ve partinin ülkeye ne vereceği fikir, nede bir faydası vardır.
Kısacası bu ülkenin sorunu AKP midir, yoksa CHP mi? Yada iktidarmı- muhalefetsizlik mi?
Benim kişisel kanaatim her ikiside.Ama en önemlisi ise halka bir şey sunamayan, halkı arkasına bir türlü alamayan muhalefettir.
Muhalefetin güçlü olduğu demokrasilerde iktidarların hata yapma şansları çok azdır.Bu gün ikidar hata yapıyor yada tek başına oyların yüzde ellisini alıyorsa, karşısındaki rakip partilerin lider eksikliğinden ve vizyonunun yetersizlğindendir.
Zaten Başbakanda tv'lere çıkıp alay etmiyormu "sayın Baykal, sen orda kal, sen olduğun müddetce ben hep güçlü kalacağım"diye.
Bunu herkes anladıda bir tek CHP delegeleri anlayamadı.
Kalın sağlıcakla...
Ha birde dağdaki çobanla benim oyum bir olmamalı diyenlere bir çift sözüm var."Siz ve sizin gibiler dağdaki çobanın kim ve ne olduğunu anlayamadığınız için hep muhalefetde kalacaksınız.Tıpkı şanlı muhalefete partisini mahkum edenler gibi"
İbrahim Cırıt
ibrahim_cirit@hotmail.com
16-04-2008
BU YAZIYA YORUM EKLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ
BU YAZIYA EKLENEN YORUMLAR
SORUN MUHALEFET SORUNUDUR
İktidar herkes olur,sorun muhalefet sorunudur.Ülkemiz satılırken,emekçi halkımız ağır bir yoksullaşma ve açlık içine sürüklenirken ortada gözükmeyen,sesi çıkmayanları kınıyorum.
ALİ DURSUN-SHP GÖLCÜK İLÇE BAŞKANI(5/27/2008)
sayın: ibrahim cırıt
yazını okudum eline diline sağlık değinecek daha çok konular var.Mesela biz millet olarak öncelikle örf ve adetlerimizden taviz vermemeliyiz benim düşüncem bir ülkede tarım ve sanayi sekterö gelişmedikçe güçlenmedikçe partisi ne olursa olsun hiç bir hükümet tin mileti ve vatanı için çalıştığı kanatında değilim başınızdan geçen üzücü ölüm olayından dolayısıyla tüm cırıt ailesine baş sağlığı dileklerimle arz ederim.babaannenize allahtan rahmet dilerim
mehmet çakır (4/20/2008)