KARABÖRK'Ü ÖNCE BİZ GEZELİM


"Tatil, gezi"
Bu iki terim herbirimizin üzerinde hem fikir olduğumuz tek ortak noktamızdır sanırım.

Kişisel olarak ben seyahat etmeyi ve yeni yerler gezip görmeyi çok arzu eden ve fırsat buldukçada bu isteğimi imkanlar dahilinde yerine getiren biriyimdir.Zaten hayattaki en büyük hobimde seyahat etmek, yeni yerler gezip görmektir.

Burda bir parantez açıyorum ve keşke babamdan bir benzin istasyonu kalsa idide daha çok yerleri gezip görebilseydim diyorum.

İnsan oğlunun ömrü ne kadar uzun olsada her yeri gezip görme imkanı ne zaman, nede maddiyat olarak mümkün değildir.Bizler bu dünyada ticaret, geçim derdi ile uğraşanlar ve Dünyayı mahvediciler olarak, ünlü Türk seyyahı Evliya Çelebi'de olamayacağımıza göre her yeri gezip görmemiz zaten imkansız bir şeydir.

Çok gitmek istediğim ama gidemediğim, göremediğim yerler, yöreler hatta ülkeler var.Gidemediklerimi ansiklopedi, İnternet, Gazete ve Dergilerden elimden geldiği kadarı ile takip etmeye çalışıyorum.

YA KARABÖRK
Bu kadar gezi meraklısı bir insan olmama rağmen yılda iki veya üç defa Karabörk'e gidemediğim zamanlar içimde bir boşluk hissediyorum.Bazen kendi kendime bu bağımlılık neden diyorum.Dünya'da ve Türkiye'de o kadar gezilecek yerler varken neden yılda 3-4 defa Karabörk'e atıyorsun kendini diyorum.

Cevabınıda vereyim tabiiki...
"Her şeyden önce Köyümü çok seviyorum, insanını, taşını ve toprağını seviyorum.Dağını, dik vadilerini, kültürünü seviyorum.Yaşam biçimini, bazı münferit hadiselere rağmen insani ilişkilerini,
dostluk bağlarını, yardımlaşma duygusunu seviyorum.

Ata ve baba yurdu olduğu için seviyorum.Dostlarım ve akrabalarım orda olduğu için,en güzel çocukluk ve gençlik yıllarım orda geçtiği için seviyorum.

Ama en çok sevdiğimde ne biliyormusunuz?
Karabörk'de artık son dönemlerine girmiş olan ve bildiklerinide kendileri ile beraber götürecek olan değerli büyüklerimle, yaşlılarımla oturup muhabbet etmeyi ve eski yaşamdan örnekler dinlemeyi, onlarında dertlerini dinleyip bir nebze olsun dertlerine ortak olup paylaşmayı seviyorum.

Hele insanı iğnelemeden ve zorlamadan yaptıkları eski şakalarından örnekler dinliyorum onların dilinden.Bu günkü gibi belden aşağı olmayan, biraz müstehcene kaçsada insanı düşündüren ve güldüren şakaları en çok dinlemeye bayıldığım yönleridir.

Hele birisi bir şaka yaptığında, şaka yapılan kişi eğer onun cevabını o anda verememişse vay haline o şakayı yapanın.Çünkü şaka yapılan kişi o gece düşünür taşınır, cevabını yarın muhakkak takdim edermiş.

Bunlar büyüklerimden dinlediğim güzelliklerdir.Hele onların bir anlatım tarzı varki bayılırım onların o tarzlarına.

Birde köylülerimin misafir perverliğine bir Karabörklü olarak bayılıyorum doğrusu.Bu misafirperverliğimizide istanbul'da bulunduğum bir kaç ortamda Karabörklüler dışındaki kişilerden duymak bana ayrı bir haz vermiştir.Ama maalesef yeni nesilde bu misafirperverlikden örnekler görmemiz artık mümkün değil gibidir.

Bunları ve bunlara yakın güzellikleri yaşamak için giderim her yıl 3-4 defa Karabörk'e ve sizlerede tavsiye ederim.Çünkü bu saydıklarımı ne bir dergide, ne bir gazetede ve nede bir yayın kuruluşunda bulabilirsiniz.Bu güzellikleri yaşamak için Karabörk'e gideceksiniz ve canlı şahidi olup sizlerde yerinde yaşayacaksınız.

Bu saydıklarım gittiğimizde yaşayacak olduğumuz güzelliklerimiz.İşin birde diğer yönü olan neden Karabörk'e önce biz gidelim boyutu var tabiiki.

Yazımın ikinci boyutundada onu ele alalım....

NEDEN KARABÖRK
Karabörk'ü önce kendi insanımızın gezmesinden yanayım. İstiyorum ki, her bir gurbetci Karabörk'lü yılda bir defa olsun Karabörk'e adım atsın.Ülkeler ve şehirler turizm ile gelişirken biz Karabörklüler turizmin bir çeşidi olan iç turizm seyahatlarımızı köyümüze yapalım.

Bu sayede iç turizmin bir çeşidini yaratacağımızdan Karabörk ekonomisine ve esnafına bırakacaklarımız bu gezilerimizin artısı olacak buda gelişen vede gelişmekte olan köy ekonomisine her yönü ile olumlu katkılar yapacaktır.

İlerde bir gün köyümüzün kıymetini yabancılar istila edince anlamayalım.Yabancılar bölgemize ve tabii olarak bizim köyümüzede üşüştüklerinde çok şeylerimizi kaybedebiliriz.Çünkü Karadeniz ve bölgenin geneli Türkiye'nin hatta Dünya'nın parlayan yıldızı konumundadır.Küresel ısınma belası bu ilgiyi dahada artırmış, her gün Karadeniz'e değişik ulusal ve uluslarası şirketlerin turları başlamıştır.Yani kısacası artık Karadeniz kabuğunu kırmış ve küresel
dünyadaki yerini almaya başladığından istesede istemesed dışa açılmaya başlamıştır.

Gelinen noktada artan ilgide bundandır.Bölgenin yeraltı kaynakları, doğal güzellikleri, suyu ve bol oksijeni Dünyanın ilgisinin dışında kalamamış ve artık keşfedilmiştir.

Yalnız istediğim,kendi bölgemizi ve köyümüzü yabancılar rağbet ediyor diye değil, bu bölgenin insanı ve sahibi olarak gezip, tozmalı, tanımalı ve bilmeliyiz.Her şeyden önce yaşam alanımızı önce biz tanımalı vede tanıtmalıyız. Karadenizin bir çok yaylasını ve şehrini gezdiğim halde daha benimde bir çok gitmediklerim var.

Dışarıyada yatırımlarımızı yapalım, ama her bir Karabörk'lü bir evde köyüne yapsa ne kadar güzel olur.Yarın bir gün yaşlandığımızda, emeklilik dönemlerimizi yaşamaya başladığımızda bugünden yapacağımız bir evin bizlere ilerde ne kadar lazım olacağını o zaman daha iyi anlarız.

İnsan yaşlanınca paradanda soğar,(bazı istisnalar hariç), servettende soğar.İnsan yaşlanınca muhabbet edecek dost arar, arkadaş arar.Temiz hava, bol oksijen arar.Bunların hangisinden yoktur Karabörkde.Allah her birinide en bol olacak şekilde bahşetmiştir bizlere.

Dünyayı gezelim, Türkiyeyi gezelim.Ama yılda bir defada olsa Karabörk'e uğrayalım.Bir evde oraya yapalım.Eşimizi dostumuzu tanıyalım.Akrabalarımızla iletişimlerimizi kesmeyelim.


Hele Karabörk'de yaşayanlarda bir bilebilseler yaşadıkları o yerlerin değerini ve kıymetini işte o zaman her şey dahada güzel olacak, dışarda yaşayan Karabörk'lüleri köyüne bir o kadar daha bağımlı hale getireceklerdir.Burda sorumluluk birazda köyde yaşayan dost ve kardeşlerimize düşmektedir.


Bizleri önce yabancıların sayısı değil, karabörklülerin kendi vatanlarına yapacakları ziyaretci sayısındaki artış sevindirmeli, ondan sonrada işin yabancı boyutunu enine boyuna ele almalıyız.

Neyimiz eksik diğer yerlerden, bir bakalım
--"Ulusal boyutta bilinen ve Kültür bakanlığının yanı sıra bir çok mitolojik sitelerdede adı geçen Gelinkaya Efsanesi elimizdeki en büyük turizm değerlerindendir.

--Karaca mağarası gibi özelliklere sahip Libas'daki Mağara keşfedilmeyi bekleyen bir hazinedir.

--Kemer Köprü elimizdeki en büyük taş işleme sanatının örneklerini sunmakta ve yapıldığı devirdeki taş işçiliğini anlatan en iyi eserimizdir.

--Kemer köprü ile beraber Kör Osman tarafından yaptırılan 7 köprünün nerede olduğu ve akıbetinin ne olduğu araştırılmayı bekleyen birer saklı hazinedir.

--Islık dilinin atalarımızdan bize kalan en büyük kültür hazinesi olduğu ve bizlere neler kazandıracağı bellidir.

--Kızılalı Yaylası ve börtlen düzü elimizdeki birer Cennet parçasıdır.
--İnolukdaki ve Maden deresindeki irili ufaklı onlarca mağara elimizdeki bir başka turizm varlığıdır.

--Kemençesi ve kendine has horonu ile Karabörk bir folklorik yerleşim yeridir ve Sis Dağı eteklerinde yaşayanlara has özellikler taşımaktadır.

--Tarihi Kırlak madenini ve tarihi maden yolu ortaya çıkarılacak turizm potansiyellerimizden biridir.

--Doğası ve vadileri ile, yeşili, fındığı ve çayı ile, Sis Dağı ve tepeleri ile, misafir perver insanları ile bir turizm potansiyelinin üzerinde yaşadığımızı bilmeliyiz.Allahın biz Karabörklülere bahşettiği tüm bu olanakları içinde barındıran kaç yer varki Türkiye'de ve Karadeniz'de.

İddia ediyorum ki elinde bu kadar tarihi ve doğal eserleri olan bir yer eğer bizde değilde komşu bir ilde (?) olsa idi, bu gün Türkiye ve Dünya gündemindeki yerini almış, en üst düzeyde turizm kazanımını elde etmeye başlamış bir yer olurdu.

Siz Karabörk'lülere diyorum ki gelin önce siz burayı keşfedin, ondan sonra dışarıyada kendimizi tanıtalım vede pazarlayalım.Önce köyümüzü biz gezip görelim, tanıyalım vede tanıtalım.

Sakın olaki hayallerinizi hiç bir zaman ertelemeyin.Sonra kelimesini hiç kullanmayın.Bu yıl değilde seneye demeyin. Hemen bu yıl ilk ziyeretinizi Karabörk'e gerçekleştirin.Pişman olmayacak aksine mutlu olacaksınız, bugüne dek neden gitmedim diye kendinizi hesaba çekeceksiniz.

Hoşçakalın değerli Karabörk'lü kardeşlerim...

Her nerede Karabörk'ü yaşıyor vede yaşatıyorsanız...

Kalın sağlıcakla

İbrahim Cırıt
ibrahim_cirit@hotmail.cm
0532 638 11 75



Ekleme:04-10-2007


BU YAZIYA MESAJ EKLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ
KARABÖRK BELDESİ
Ana sayfa yap
Sık Kullanılanlara Ekle
ANA SAYFA
KÖYDEN HABERLER
Z.DEFTERİ
RESİMLER
LİNKLER
GİRESUN
GÖRELE
KARABÖRK
T.OSMAN
FORUM
ÇANAKÇI
KÖŞE YAZARLARI



İBRAHİM CIRIT






RAŞİT CIRIT





RIFAT KÖÇEK





ÜMİT ÇOBAN






HAYDAR KARAMAN






UĞUR CIRIT






HASAN BEBEK







AHMET BİLGE








ASLAN KARAMAN







KEMAL KÖSE







EKREM KAYACI







TURGAY KARADİREK







HALİS DEMİR







ZEYNEP KARAMAN







ALİ SORDİ
BU YAZIYA EKLENEN MESAJLAR



sıla hasreti

sılayı ancak memleketinden uzak olanlar anlar.hakikaten çok güzel kaleme alınmış bir yazı.yüreğinize sağlık...nice eşsiz yazılarınızı bekleriz...sıladan gurbete iyi oluyor vallahi...!
ümran köse (26.01.2008)


AH KARABÖRK AH.!!
Yazar öyle anlatmış ki Karabörk'ü unuttuğumuz bir çok yerleri tekrar hatırlamamıza yardımcı oldu. Teşekkür eline koluna bileğine sağlık. Her ne kadar da uzakda yaşayanlardan da olsak bir tür anlatım bizleri oraları görmüş kadar memnun ediyor.
Sağlıcakla kal.!!
ALİ SORDİ (06.10.2007)



karabörk
ibrahim abi yazını okudum vede sana katılmamak elde değil ben en çok köyümdeki şakaları espirileri doğal komediyi beğeniyorun inanki senarist olsam bir komedi filmi yapsam once kendi insanımın hayatını ele alırım inan bana bizim insanımız o kadar saf ve temizki vede çok zekilerki çok süper espiri kaynakları var saflıkların içinde ben bu hareketleri bu sevecenliği çok seviyorun inan bana köyümün insanlarıyla oturup muhabbet ederken kendi dertlerinden uzaklasıyor her seyi unutuyorsun bence en güzel sitres atmak istiyorsan karabörkten ve insanlarından yardım almayı denemek lazım o kadar filmlere konu olacak mazemeler varki sevgi ve saygılarımla kemal köse
kemal köse (11.10.2007)



VEFA ASK SAYGI SEVGI YAD ÖZLEM HATIRALAR
NE DEMIS SAIIR UNUTANLAR BIRGÜN UNUTULUR LAR INSAN NE OLURSA OLSUN NEREYE GIDERSE GITSIN DOGDUGU YER ONU HEP CEKER ISTEMESEDE YA ÖYLE YA BÖYLE EVET SEVGILI IBRAHIM NEDE GÜZEL ANLATMIS NE HIKMETSE BU YERDE SEVECEN ESPIRILI INSANLAR SÖZ BIRLIGI ETMIS CESINE TA ORTA ASYA DA BURDA BULUSMUSLAR ESKIYE ORANLA BIR COK GÜZEL LIK LER YOK OLSADA YINEDE GÜZEL DILERIM HEP BÖYLE KALALIM SEVELIM SAYALIM VE BIRDE BU YÖREDE DOGUP BÜYÜMEME RAGMEN ALACA YAYLASINDA HAYATIMDA ILK DEFA GÜNESIN BATISINI BULUTLARIN USTUNDE IZLEDIM COK ETKILEYICI MUHTESEMDI BÖYLE BIR MANZARA YI ILK DEFA GÖRDÜM COK ETKILERDIM IBRAHIMIN DEDIGI GIBI DÜSÜNÜN VE HAYEL EDIN GÖRELEDEN YUKARI TA ALACAYA KADAR ALSFAT YOL BIR GELIS BIRGIDIS TAHMINIM 40 KM DIR BIR SAAT TE ORDASIN DENIZE GIRIP AKSAM GÜNESIN BATISINI ALACADA IZLEMEGE NE DERSIN DESEN ADAMA TAHMINIM ALLAH DERIM DER BI COGU YANI TURIZIM ACISIN DAN SEVGILI IBRAHIM KÖYÜMÜZ VE CEVRESIN DEKI DOGAL GÜZELLIKLERI ANLATMISSIN CALISMANDAN DOLAYI TEBRIK EDERIM SELAMMLAR
MUHAMMET CiRiT (17.10.2007)



karabörk ve karabörklüye selamlar
ibrahim abiciğim sanal alemde böyle bir şey hazırlayıp sesimizi duyurduğun için sana teşekkür ederim.Gerçekten iyi bir çalışma olmuş. burayı ziyaret eden herkesin mutlaka gidip karabörkü`de görmesini isterim.selamlarrrrr

engin karaman (15.12.2007)
YAZARIN ÖZ GEÇMİŞİ









YAZARIN DİĞER YAZILARI