KALBUR ÜSTÜ AİLELER
Sevgili Karabörklüler,bu sitenin açılışı vesilesiyle sizlerle dostluk ve kardeşliğimizin dahada gelişeceğinden eminim.Tanımadıklarımızı tanıyacak,bilmediklerimizi bilecek,her nerde Karabörk ve Karabörk'le ilgili bir haber varsa,hepimiz elele verip,inanıyorumki birbirimize basın danışmanı olacağız.
Bu site,kültürümüzün dışa açılımı,tarihimizin anlatım alanı,Karabörk'ün dünyaya açılan penceresi olacaktır.Bu konuda her bir Karabörk'lüden azami gayret beklediğimi belirtir,hepinize saygılar sunarım.
Kalbur üstü aileler.
Herbirimizin doğduğu toprakları terkederken arkasında bıraktığı ana babası,eşi dostu,sonsuz anıları vardır.Gurbet denen bu illete,herkes gibi bizlerde geldik ve zorluklarıyla içiçe,hasretiyle koyun koyuna yaşamaya uşraşıyoruz.
İşte böyle bir günde,bir büyüğümden duyduğum bir sözü,ilk yazımda sizlerle paylaşmak istedim.Bu söz bende,derinlerde bir yara açmış,Karabörk'ten gurbete çıkan herkesin üç kelimeyle tercümanı olmuştur.
18 Haziran 2005 tarihinde,sevgili Murat Çoban kardeşimin Bakırköy'de yapılan amcasının düğününe,abim Uğur'la beraber gitmiştik.Murat kardeşimin davetiyle bu düğüne katılmıştık ve amcasını tanımıyordum.
Hoş beşten sonra,Arif Köse abimin masasına oturduk.Masada 4-5 kişi daha vardı.Arif abimin tanıştırmasıyla,masada oturanlardan ikisinin, Murat kardeşimin, köyü 40-50 yıl önce terkeden amcaları olduğunu öğrendim.ilk defa orda tanışmış olduk.
Murat'ın amcası Ramazan amca,tanışmamız vesilesiyle bir söz söyledi.Bu söz o kadar manalı idiki,büyüklerinin ağzından çıkan her güzel sözü kapma peşindeki ben,bunu tabiiki kaçıramazdım.Öylede yaptım ve hemen bunu benliğime yazdım.
Evet! Ne dedi Ramazan amca?
Dediği aynen şu idi..........
"Benim çocukluğumda köyde durumu iyi olan 3-5 sülale vardı.Bunlar Karabörk'te kalbur üstü ailelerdi ve iyi yaşarlardı.Bizler fakir ailelerdik.Durumu iyi olan bu sülaleler,Kepcu,Fılıgu,Cırıdu,Alirizularıydı.Bir kaçda normal aile vardı.Ben genç yaşda köyden ayrıldım.Çokda gitmedim.Bağımıda tam koparmadım.Ama çokda ilgilenmedim memleketle.Ama bu gün bakıyorumda bu ailelerin çocukları ve torunlarıda artık gurbetci olmuşlar".
Ne güzel bir deyim,ne güzel bir anlatım,ne güzel bir teşhis.Bir kaç kelimeyle,sayfalara sığacak bir gerçeğin,ancak bu kadar anlatımı mükemmel olabilir.Karabök'ün ve Karadeniz'in gerçeğini ve durumunu ortaya koyan kısa bir anlatım.
Hep Karadenizi ihmal eden,arka sıralarda bırakıp,yatırımı başka bölgelere yönlendiren devlete,bana göre bir köylümün ve bir büyüğümün verdiği en güzel,en edepli,en duygusal ve en masumane bir cevapdı bu cümleler topluluğu.
Sevgili büyüğüm Ramazan Çoban amca,ağzına sağlık.Sen ve senin gibiler var olduğu müddetce bu ülke hepimize yeterde,artar bile.Ama bizi doğduğumuz değil,Doyduğumuz yere mahkum eden zihniyet acaba senin gibilerin sesini ne zaman duyacakda,olaylara yerinde müdahale etmeyi öğrenecek.
Hepinize tekrar saygılar.
İBRAHİM CIRIT.
Ekleme:01-05-2006
ibrahimcirit.1@gmail.com
BU YAZIYA MESAJ EKLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ