KARABÖRK BELDESİ
Ana sayfa yap
Sık Kullanılanlara Ekle
ANA SAYFA
KÖYDEN HABERLER
Z.DEFTERİ
RESİMLER
LİNKLER
GİRESUN
GÖRELE
KARABÖRK
T.OSMAN
FORUM
ÇANAKÇI
KÖŞE YAZARLARI



İBRAHİM CIRIT






RAŞİT CIRIT





RIFAT KÖÇEK





ÜMİT ÇOBAN






HAYDAR KARAMAN






UĞUR CIRIT






HASAN BEBEK







AHMET BİLGE








ASLAN KARAMAN







KEMAL KÖSE







EKREM KAYACI







TURGAY KARADİREK







HALİS DEMİR







ZEYNEP KARAMAN







ALİ SORDİ
YAZARIN ÖZ GEÇMİŞİ









YAZARIN DİĞER YAZILARI
ÇANAKÇI’DA HESLERİ RAHAT BIRAKIN!

Güncel bir olayı ele alacağım yeni köşe yazım ile sizlere bir kere daha merhaba diyorum.

Bu yazı dizimizde son günlerin modası haline gelen ve kiminden eleştiri kiminden övgü alan Hes’lere değineceğim.

Bir Çanakçılı ve Karabörk’lü olarak elbetteki yazımın başlığındanda anlaşılacağı gibi bizim gündemimiz Çanakçı ve Karabörk hesleri oluşacaktır.

Dere içinin yaşayanları olarak bu santraller önce bizleri etkileyeceği için buna olumlu yada olumsuz ilk bizler tepki vereceğiz.

Heslerin ne olduğu defalarca değişik kalemler tarafından sizlere anlatıldı. “hes”ler suyun boru ve tünellerle yerinden alınıp santrale taşınması ve elektrik üretmesidir.Tıpkı bir zamanlar İmamoğu Mehmet BEBEK’in Karabörk’de yaptığı hesle elektrik ürettiği jeneratör sistemi gibi veya Karabörk’deki un değirmeni gibi.Hes santrallerinde sadece boru ve tünellerin uzunluğu çok fazladır ve suyun kendi ana yatağından alınıp(bir kısmının) başka yöne aktarılması ve 2-3 km sonra tekrar kendi yatağına bırakılmasıdır.

Aslında heslerin doğaya hiçbir zararı yoktur.Yıllarca hemen arkamızda Doğankent’de bunun canlı örneği vardır.Kim ne gibi bir zarar gördü Doğankent’te ki.bizlerde görelim.Aradaki tek fark Harsit Çayı su debisi bakımından bizim dereden daha fazladır.Dere geçiş güzergahı doğal olarak bu taşıma işleminden zarar görmemektedir.Bizde kısın sorun oluşmaz ama yaz ayları için aynı şeyleri söyleyemeyiz.

Zaten buda bir sebep olmamalı artık.Dereler lağım çukurlarını dönüşmüş durumdadır.Yüzmek imkansız hale gelmişken Alabalık nesli Deregözünden aşağıda kirlilikten dolayı doğal yaşam alanını kaybetmiştir ve yok olmak üzeredir.Düşünebiliyormusunuz kirliliğin boyutu o kadar falalaşmıştırki Çanakçı deresinde yeryer Sazan balığı görülmektedir.Bu açıdan ben şahsen doğal bir zarar görmüyorum.

Bir diğer husus doğa açısından. yok ağaçlar kesilıyormuş, doğal denge bozuluyormuş, Çanakçı vadisinin yapısı değiştiriliyormuş.
Herhalde bazıları Çanakçı vadisini Fırtına vadisi ile karıştırdı.Bu gibi yazı yazan arkadaşları önce vadide Hes yapılan yerleri gezip görmeye davet ediyorum.

Çanakçı vadisinde ne korunacak doğa, ne ağac, nede doğal bir yapı kalmıştır.Hes inşaatlarının olduğu alanlar, kızılağaç(yaykın), Fındık bahçesi ve hastalıktan korumaya yüz tutmuş kestane ağaçlarıdır.Bunların hangisi doğal bir ağaçtır.

Bu yazıları yazan arkadaşlar keşke 40-50 yıl önceleri olsalardıda Güngen, Doruk, Çam gibi ağaçlardan üç-beş kuruş için kesilmesine mani olabilselerdi.Doğal dengenin bozulmasını, o zamanlardan engelleyebilselerdi. Tıpkı 6 yıl önce yol geçmediği halde Karabörk’de yol geçecek diye kesilen, ama yolun yakınından dahi geçmediği, üç kuruş hesabına kesilen 200 yıllık Çifte gürgenler gibi. Çanakçı ve Karabörk’de doğal hayat sadece biraz Kızılalı yaylası civarında kalabilmiştir.Ondan başka doğal hayat yoktur.Yerleşikk köy hayatı sürdürülmektedir.Zaten Kızılalı’dada su olmadığından hes yapma imkanı olmadığı için, vadide doğal yapıya zarar veriliyor gibi basit sebepler kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.

Keşke bizim atalarımzda doğayı bir fırtına vadisi, bir Ovit vadisi veya hemen tepemizdeki Kürtün vadisi kadar koruyabilselerdide bu doğa savaşını sürdürme şansını yakalayabilseydik.

İşin ekonomik boyutuna girmek istemiyorum.Doğal yapı diye bir şeyin söz konusu olmadığı bu vadide heslerin yapılması açısından hiçbir sorun yoktur.Ekonomik olarak yapım aşamasında ve bittikten sonra bölge ekonomisine tabii ki çok büyük çaplı olmasada, bazı ekonomik katkıları olacaktır.

Ama şu unutulmamalıdır.Vadi bizimdir ve söz sahibi biz olmalıyız.Söylenenlere ve karşı çıkma sebeplerini iyi analiz edip kararı bizler vermeliyiz.

Yıllardır Çanakçı’ya yol yapamayan zihniyerler Şalpazarı Kürtün arasını Sisdağı, Alaca, Erikbeli güzergahından geniş asfalt yollarla birbirine bağlamak üzeredir.Uyanalım!Vananın başında hep eller oldu, biz kapılarını çaldık.Ağzımıza bir parmak bal sürdüler, eyvallah dedik.Tabak tabak balıda kendileri götürdü.Tıpkı karşı koymamız sonucu bizi kışkırtanların Tirebolu tersanesini bir gecede Sürmene’ye almaları gibi.Erzincan-Tirebolu tren yolunu Erzincan-Of’a kaydırmaları gibi.Görele bölge trafik hastanesini Araklı’ya kaydırmaları gibi.

Hep bizi uyuttular.Kendileri uyumadı.Su uyar düşman uyumaz misali.Elimize gelene geri git derken iyi düşünelim.Yararlı mı Zararlı mı?Sebep söyleyenlerin sebeplerini iyi araştıralım.

Unutmayalım ki, hesler olsada olmasada Çanakçı Karabörk hep var olacaktır.Ama hesler olsa daha iyi olmazmı.Tıpkı Doğankent’teki gibi.Adeta oranın bir süsü olmuş ve kentle ahenk içinde bir duruş sergiliyor.

Su akar Türk bakar sözünü biz Çanakçılılar gelin tersine çevirelim.Su akar Çanakçılı bakmaz diyelim.

Kalın Sağlıcakla

Her nerede hayatı dopdolu yaşıyor ve yaşatabiliyorsanız.

İbrahim CIRIT
15.06.2009
ibrahim_cirit@hotmail.com