KÖYDE BAHAR VE AÇAN ÇİÇEKLER
Öyle anlar vardır ki insanın sevinç ve hüznü bir arada yaşamasına vesile olur.İşte böyle anlardan biride, baharın gelişidir.
Karadenizde girilen bir baharla, İstanbulda, gurbetin değişik yerlerinde girilen bir bahar arasında öyle çok fark vardır ki, bunu Karadeniz'i bilenler bilir ancak.
Bir düşünün ve şöyle gözlerinizi kapatıp bir hayal alemine bırakın kendinizi.Karadenizdesiniz ve kış bitmiş baharın gelişini bekliyorsunuz.
İlk merhaba diyen Ham erik ağaçları olur sizlere.Ardından fındık bahçelerinin altında açan sarı çiçekler ve onları tamamlayan mor renkte ve daha değişik tonlarda renk cümbüşü içinde sizlere her tonundan seyir zevki veren çiçekler demeti.
Bu güzelliklerin içinde bir zaman sonra Çiçeklerin üzerini kaplayan ve onları görünmez hale getiren fındık dallarında açan yapraklar.Yeşilin ve değişik tonda çiçek demetinin o ihtişamlı görünüşü ve seyrine doyum olmayan güzelliği, o güzelliği tamamlayan muhteşem kokusu.
Dağlar çıplakdı o kış aylarında.Oysa bahar geldi işte.Dağlarda elbisesini sırtına giymeye başladı ve kendine kök salan ağaçlara yapraklarını aç emrini verdi.Memleketimin her yanı, Karabörk'ün her tepesi....Çifte Gürgen,Geyik tepesi,Kızıltaş, Yusuflu Gıranı,Çöcen başı, Pur gıranı,Sis Dağı.....Alabildiğine yaşile büründü ve baharın düğünü başladı.Ağaçlar yapraklarını açtı ve doğayı bir gelin gibi süsledi.Rüzgar esiyor Sis dağından ve müzik çalıyor ağaçlara.Ağaçlar rüzgarın müziğiyle dans ediyor Karabörk'ün her bir yanında.
Uyanmak istemiyor insan bu hayalden ama, İstanbul işte veya gurbetde yaşayan herbirimiz, işe gitmek zorundasın.Öyleya hayal zamanımı şimdi derler adama sonra.Çok köyünü özlediysen kalkda oraya yerleş.
Derlerde, bilmezlerki bu insanlar isteyerekmi, sevdiği içinmi geldi bu gurbet ellere.Bir hayalidemi çok görürler bizlere.
Oysa........Oysa orda ekmek vardıda biz keyfimizden mi geldik buralara.Bizi buralara düşüren düzen ve düzende yönetici olanlara, olayları yerinde çözemeyip, insanı toprağından ayıranlara ne demeli.
Bir bahar daha içinde olmadan geçiyor işte Karadeniz'de.İçinde olsak da olmasakda hep geçip gidecek yıllarca.
Merhaba baharın güzelliği, merhaba onun içinde yaşayan insanlar.Sizler ne kadar bir karış toprağın peşine düşüp birbirinizi üzsenizde, kırsanızda, size inat, evet sırf size inat nice baharlar gelip geçecek tüm güzelliğiyle köyümden ve Karadenizden.
Ve bu güzelliği yaşamasını bilenler, yaşadığından zevk alacak,doğayla içiçe yaşayacak.Ya yaşamasını bilmeyenler, onlarada bir tavsiye oturup bir düşünün neler kaybettiğinizi ve neleri kaçırdığınızı.Yarın ömür bitim noktasına geldiğinde yaşlılığın da verdiği duygusallık içinde, ona sarılsanda geç kalmış demeksindir.Kıymetini her şeyde olduğu gibi,hayatın baharıyla beraber, doğanın baharınıda birleştirip içiçe yaşayacaksın.
Yazan:İbrahim Cırıt
Ekleme:12-04-2006


